23 Mayıs 2016 Pazartesi

Eloy - Dawn 1976

Senfonik Progresif Rock

7-8 yıl önce Eloy grubu Pink Floyd ile karşılaştırılıyordu. Hatta Eloy Pink Floyd’dan daha iyidir diyen bir grup dahi oluşmuştu. Pink Floyd dinleyenler de Eloy grubunu küçümsemeye çalışıyordu.  Sanki fener cimbom karşılaştırması yapıyorlar.  Sonrasında nerede okuduğumu hatırlayamadığım, Frank Bornemann’ın bunun üzerine bir sözünü okudum. ‘Pink Floyd sizden daha güzel yada kaliteli müzik yapıyor, ne diyorsunuz’ sorusuna; Frank Bornemann ‘Pink Floyd bizim yaptığımız müziği yapabilir mi peki’ cevabıyla ne kadar farklı düşüncelerde olduklarını anlamıştım. Tabii ki o dönem, ben de gruplar hakkında herhangi bir karşılaştırma yapmadım. O dönem oluşan gruplardan değilim. Frank Bornemann’ın bu cevabı sadece Eloy için değil, sonrasında dinlediğim bir çok progresif rock grubu için de geçerli oldu.

Niçin grupları birbirleriyle karşılaştırarak, şu grup iyidir şu gruptan gibi çıkarsamalar yaparlar, anlamıyorum. Bir grubun albümleri arasında ki farkları ortaya çıkartır, ona göre eleştirirsin. Takım tutar gibi rock dinlemek, bir hayli komik oluyor.

Bir müzik grubunu ve özellikle progresif rock grubuysa müziğini dinleyin, anlayamıyorsanız, anlamaya çalışın.

Geçenlerde bir arkadaşla progresif rock hakkında  konuşurken, bana ‘zevkler ve renkler tartışılmaz’ dedi.

Ben tartışırım.

Eloy Alman devi bir grup. Almanya’dan çıkan, Amon Düül II, Grobschnitt, Birth Control, Can gibi sadece Alman rock gruplarına değil, günümüz bir çok progresif rock grubuna ilham olmuş bir grup. Bu da Alman devi diye anılmasının sebeplerinden birisidir. Türkiye’den çıkan progresif rock gruplarından Nemrud’un da temel aldığı grupların başında geliyor, Eloy.

H.G.Wells’in ‘Time Machine’ kitabını okumayanlar yada filmini izlemeyenler varsa, izlesin. Gruba ismini veren Eloy, kitapta geçen bir geleçekte ki bir ırkın ismi. Gereksiz açıklama yapmayacağım başka, kitap hakkında.


Gereksiz yere boş boş yazıyorum. Uzatmadan en iyisi albüm hakkında yazayım.

‘Dawn’  albümü. Bazı rock gruplarının, bu sadece progresif rock grupları için değil, bir çok rock grubu için geçerli, bir lideri vardır. Bu lider etrafından sürekli müzisyenler değişir. Grubu götüren, ilerleten liderdir. Eloy grubunun lideri de Frank Bornemann. 1975 yılında da Eloy grubu arasında tartışma çıkar, grup üyelerinin hepsi grubu terkeder. Frank Bornemann gruba yeni müzisyenler bulur, getirir ve ’Dawn’ gibi bir başyapıt çıkar ortaya. Eloy’un çıkardığı bütün albümler temelde iki albüm baz alınarak, tartışılır. Biri ‘Ocean’s’ diğeri ‘Dawn’.

Eloy’un ‘Dawn’ albümü favori albümümdür. Sebebi gayet açık. ‘Dawn’ albümünün senfonik yapısı.

Scorpions grubu eski davulcusu Jürgen Rosenthal ‘Dawn’ albümünde ki bütün şarkı sözlerinin sahibi. Aynı zamanda albümün müzikal yapısının Pink Floyd’a benzemesinde ki en önemli isimlerden birisi. Gruplar arasında bir karşılaştırma yapmıyorum. O dönem olduğu gibi müzikal yapı olarak günümüzde de gruplar, müzisyenler birbirlerinden etkilenirler. Birbirlerinin yaptığı müzikleri dinlerler. David Gilmour’un 1970 yılında Amon Düül II konserine gitmesi gibi.

Albümün müzikal yapısını, atmosferini belirleyenlerden birisi de Mellotron’un başında duran Detlev Schmidtchen. Hüzünlü, ağlamaklı org çalışı, senfoni orkestrasıyla birleşince ‘Dawn’ albümünün bütün müzikal yapısını ortaya koymuş.

‘Dawn’ albümü bir başyapıttır. Sadece Eloy grubu için değil. Progresif rock müziği içinde bir başyapıttır. Saykodelik-uzay (Space) rock türünün en güzel örneğidir. Hatta ilk verilecek örnektir. Ancak Eloy 1975 yılında ki bu ‘Dawn’ albümüyle senfonik progresif rock türüne temel alınacak bir örnek albüm vermiştir.

Albüm kapağı hakkında birşeyler söylemezsem, olmaz. ‘Dawn’ albümünün kapağı görebileceğiniz en güzel albüm kapaklarından birisidir. Albüm kapağına baktıkça insan huzur, sukünet buluyor.  Eloy’un bir çok albümün kapağını Rodney Matthews yapmıştır. YES’in albüm kapaklarını yapan Roger Dean gibi, Rodney Matthews’de gerçeküstücülük ve fantastik öğeler barındıran resimler yapmıştır, progresif rock müziğine.

Albümde ‘The Sun Song’, ‘Lost’ (açılış ve karar) ve ‘The Midnight Fight/The Victory of Mental Force’ Frank Bornemann’ın gitarıyla ön plana çıkıyor. Albümün tadına varmadan önce bu parçalardan herhangi birisiyle albüm hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Ama tabii ki bütün albümü tamamen eksiksiz dinlemenizden yanayım.

Yukarıda da belirttim, ‘Dawn’ progresif rock’ın en iyi albümlerinden biri.

1. Awakening (2:38)
2. Between the Times (1:50)
3. Memory Flash (1:55)
4. Appearance of The Voice (1:12)
5. Return of The Voice (1:08)
6. The Sun Song (4:55)
7. The Dance in Doubt and Fear (4:27)
8. Lost!?? (Introduction) (5:15)
9. Lost?? (The Decision) (5:51)
10. The Midnight Fight/The Victory of Mental Force (7:18)
11. Gliding into Light and Knowledge/The Dawn (11:04)

- Fank Bornemann - Vokal, Gitar
- Klaus-Peter Matziol - Bas Gitar, Vokal
- Detlev Schmidtchen - Klavyeler, Mellotron Org, Gitar, Vokal
- Jürgen Rosenthal - Davul, Perküsyon, sesler
- Wolfgang Maus yönetilen Senfoni Orkestrası

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder