Bu Blogda Ara

26 Eylül 2016 Pazartesi

Unreal City - La Crudelta Di Aprile 2013



Yeni dönem progresif rock gruplarını yazmaya devam. Tabii ki en iyileri. En iyiler deyince İtalyanları boş geçemeyeceğim. İngiliz progresif rock müziğinden sonra saygıyı en çok hakeden İtalyan progresif rock gruplarıdır. Her zaman derim, progresif rock müziğinin yarısı İngilizler ise diğer yarısı İtalyanlardır.

Unreal City, İtalyanların çıkardığı yeni dönem progresif rock gruplarından. İlk albümleri ile daha çok güzel albümler çıkaracaklarını belli ediyorlar. Daha ilk albümlerinde klasik italyan senfonik progresif tınılarını, ezgilerini görmeniz mümkün. Bununla yetinmemişler 80'li ve 90'lı yıllarda ki senfonik progresif rock gruplarından esinlenmeyi de ihmal etmemişler.

Unreal City'nin ilk albümü 'La Crudeltà Di Aprile' çok değil, günümüzden 3 yıl önce çıkmış piyasaya. İtalya'ya geldiğim yıl çıkan albümü maalesef taze olarak dinleyememiştim. Daha doğrusu İtalya'ya geldikten bir süre sonra yeni dönem grupları dinlemeyi bırakıp, sadece klasik progresif rock gruplarını dinlemeye başladım. Onlarca, yüzlerce dinlediğim albümleri tekrar tekrar dinledim. Her neyse blog'u açıp progresif rock albümlerini yazmaya başlayınca arkadaşın dediğine uyup yeni dönem kaliteli progresif rock albümleri örneklerine Unreal grubunu koymazsam olmaz. Hem de bütün albümü dinledikten sonra.

Albümde ki bütün parçalar üzerinde çalışılmış, 2000 sonrası yapılan progresif rock müziğine teker teker örnek gösterilebilir. Emanuele Tarasconi'nin klavyeler ve synth kullanımında ki hakimiyeti, yeteneği ve yaratıcılığı takdir edilmesi gerekiyor. 20'li yaşlarında gençler tarafından kurulmuş Unreal grubunun Emanuele Tarasconi yaratıcılığında ve öncülüğünde gelecekleri kesinlikle parlak.

Albümü dinleyip aklımda yer eden ve tekrar tekrar dinlememe sebep olan parçalar.

'Atlantis', oturup Platon'un bahsettiği anlatacak halimiz yok. Muhtemelen tarih içinde de Miken uygarlığının hikayesidir. Tabii bu benim kendi görüşüm. Hayali şehir diye grup kurulunca daha ilk albümde Atlantis hikayesinden bahsedilmezse yada konu edilmezse olmaz. Unreal City grubu da ilk albümlerine hemen Atlantis'ten esinlenerek bir parça yapıp, ilk albümlerine koymuşlar. Synth, org ve klavye kullanımları neoprog rock gruplarını andırsa da, başka bir italyan senfonik progresif rock grubunu hatırlatmazsam burada, olmaz. Quasar Lux Symphonie grubunun kullandığı org ve synth'te Unreal City grubunun kullandığı ile hemen hemen aynı. Quasar Lux Symphonie grubunun 90'lı ve 2000'li yıllarının albümlerini dinleyin, bana hak vereceksiniz. Hatta dördüncü dakikadan sonra kullanılan synth ve org Wobbler grubunun Hammond org'una benziyor. Evet, muhtemelen grup üyelerinin günümüzde ki favori gruplarından birisi de, Wobbler. Wobbler benim favori gruplarımdan birisi, belirtmeme gerek yok sanırım. Altıncı dakikada çalınan müzik aleti bizim Ud'a benziyor. Gerçeği aynı müzik aletini Yunanlarda ve İtalyanlarda da var ama bana bizim Ud'u hatırlattı. 'Atlantis' parçası müzikal zenginlik akılda kalmayı fazlasıyla hakediyor.

'Catabasi' kilise orguyla hayali şehrin içine kadar götürüyor. Ağır ağır ilerleyen kilise orgu kullanımı Goblin grubunun müzikal yapısını hatırlatıyor. Araya giren keman ve sonrasında gelen senfonik gitar fazlasıyla akılda kalıcı bir parça ortaya çıkartıyor. Diğer parçalarda olduğu gibi bu parçada da Emanuele Tarasconi klavyeler üzerinde ki hakimiyeti ve yaratıcılığı sizi bir yerden alıp bir yerlere götürüyor. Son kısımda ki kısa elektrik gitar solosu da gayet güzel durmuş. Elektrik gitarı çalan arkadaş bir bayan, belirtmezsek olmaz.

'Horror Vacui' 18 dakikalık bir şaheser. Ne çok gördük uzun parçalar, içleri bomboş olan. Uzun parçalar ortaya çıkarmak mesele değil, içini doldurabilmek önemli olan. 'Horror Vacui' parçası ise başlamasından bitişine göre dopdolu bir parça. Synth ve org kullanımı neoprog akımı başlatıcılarından Marillion'un Fish'li dönemini hatırlatıyor ara ara. Özellikle vokal Emanuelle Tarasconi'nin şarkıları söyleyiş tarzı Fish'in vokal tarzına çok yakın. On dördüncü dakikadan sonra Banco müziğini duymanız içten bile değil. Son bir dakika öncesine kadar Banco tarzı caz piyanosunu da hatırlamış oluyorsunuz. Gerçekten üst üste dinlemekten sıkılmayacağınız harika bir senfonik progresif rock parçası çıkmış ortaya.

Tabii ki albümde 3 parça yok. Diğer parçalar da en az benim dikkatimi çeken parçalar kadar kaliteli parçalar. O kadar çok progresif rock dinleyince artık aralarından bazı parçaları yada albümleri seçmek zorunda kalıyorum. Yazmak içinse, diğer parçalar gibi kalan parçalara da yazmaya kalkarsam İkinci sayfayı da geçecek. Ama ben burada oturup biramı içip albümü dinlemeyi tercih ederim.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim. Vokal tonunu beğendiyseniz, yukarıda bahsettiğim yine başka bir italyan senfonik progresif rock grubu Quasar Lux Symphonie dinlemenizi öneririm. Her iki grubun vokalleri de çok benzer ses tonlarına sahip.

Son olarak günümüzde siz de benim gibi kaliteli progresif rock müziği dinlemekte, arayıp bulmakta zorlanıyorsanız, Unreal grubunu not edin bir yerlere. Soranlara da grubu önerin.

Not: Not olarak belirtmek istedim çünkü böyle güzel bir albümde eksik bulmak olmaz. Albümde ve genel olara grubun müzikal yapısında akustik gitar ve elektrik gitar kullanımı çok az yada arka planda kalmış. Biraz daha ön plana çıkarmış olsalardı kesinlikle bir Genesis ile yada bir Yes ile karşılaştırılabilirlerdi.

1. Dell"Innocenza Perduta (7.28)
2. Atlantis (Conferendis Pecuniis) (9.49)
3. Catabasi (Descencio Ad Inferos) (8.14)
4. Dove La Luce E Piu Intensa (7.01)
5. Ecate (Walpurgisnacht) (8.58)
6. Horror Vacui (17.54)
a. Le Radici Del Mare
b. L'Assassino
c. Nel Sonno Delle Ragione
d. Il Baratro Della Follia

Süre : 59.24

Emanuele Tarasconi / Gitar, Vokal, Piyano, Hammond, Melletron, Synth (ses düzenleyici), Moog, Klavnet, Kilise Orgu,
Francesca Zanetta / Elektrik Gitar, Akustik Gitar, Rönesans Lute (Ud'a benzer bir müzik aleti)
Francesco Orefice / Bas Gitar, Geri Vokal
Federico Bedostri / Davul, Timpani, Perküsyon,

Konuk
Fabio Biale / Keman (1,3)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder