Bu Blogda Ara

2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2020 Cumartesi

Amon Düül II - Düülirium 2014



Psikolojim pek iyi olmadığı için yaklaşık iki aydır kabus görerek uyuyordum. O kadar alıştım ki artık bozulan psikolojim de normalmiş gibi gelmeye başladı. Kabuslarda normalmiş gibi gelmeye başlayınca uyandığımda kendimi bir çok kez 70 yaşlarında uyanmış gibi buldum. Bu albümü de dinlerken bir anda o içine girdiğim kabusu anımsadım. Sanki 13-14 yıl önce Amon Düül grubunu ilk dinlediğim zaman yok olmuş, meğerse doğduğumdan beri biliyormuşum.

Amon Düül II grubu yıllar sonra, 2014 yılında yeni bir albüm çıkardı. Aslında albümü 2010 yılında hazırladılar, Cd olarak basılması ise 2014 yılını buldu. Grup 80'li ve 90'lı yıllarda da albümler çıkarmaya devam etmişlerdi ancak dönemin müzikal kalitesine göre albümlerdi. Yani 60'ların sonları 70'lerin başlarındaki müzikal kalitenin devamı olmamıştı.

2000'li yılların ortalarına doğru özellikle progarhives'te kümelenen 70'ler progresif rock müziğini sevenler ve takip edenler Amon Düül II grubunun ilk albümlerini daha ön plana çıkardılar. 70'lerin ortalarına doğru çıkan ve sonraki yıllarda da devam olan albümler daha az dikkate değer olarak görüldü. Tabi bu sadece Amon Düül II'ye özel olan bir şey değildi. Bir çok grup içinde benzer şeyler söylenip çizildi. Hatta 75 öncesi albümler ve müzikal kalite o kadar abartıldı ki bazı kült olmuş grupların bu dönem sonrası albümleriyle neredeyse dalga geçildi.

Bu dalga geçmeler olduğu kadar övgüler de vardı. Çoğu zaman dalga geçmeler övgülerin yanında bir hiç'e döndü. 2000'lerin ortalarında 70'lerin progresif rock müziği hatırlanırken hatta yeni yeni fanları ortaya çıkarken bu müzikleri yapan kişiler ve gruplar bu olanlardan çok da uzak değillerdi. Sosyal medyanın da iyice yaygınlaşması müzik kişi ve gruplarını tekrar müziğe ve albüm yapmaya yöneltti. Artık 70'lerdeki gibi kendilerini duyurmak o kadar da zor değildi. 2010'lara doğru ve sonrasında 70'lerde kült albüm yapmış bir çok grup tekrar bir araya gelip tekrar stüdyolara girdiler.

Kimi gruplar istediği kitleye ulaştı tek albümle yetinmek zorunda kalmadı. İkileyen müzik kişileri ve grupları da oldu.

Amon Düül II grubu da bütün bu olanları izliyor muydu, bilmiyorum ama 2010 yılıydı sanırım Krautrock belgeseli yapıldığında ilk yanlarına gidilen kişilerden oldular. CD olarak satışa çıkan albümleri 2014'de raflarda yer buldu. 2010 yılında hazır olmasına rağmen 4 yıl sonra satışa çıkmasını anlam veremedim. 2011 yılında sanırım 70'leri dinlemeyi bırakıp yeni dönem gruplarıyla ilgileniyordum. 2 yıl sonra da ilgilenmekten vazgeçmiştim. Ancak anımsıyorum Amon Düül II yıllar sonra iki albüm çıkartmıştı. Sadece bir kaç kez görmüştüm. Meğerse tek albümleri imiş.

Albümü yazmadan önce internette yazılanlara bakayım dedim. Eleştirilerin çoğu neredeyse vasat bir albüm olarak nitelendiriyordu. Eleştirenlerin çoğu da ilk albümlerine atıfta bulunuyordu. Bu eleştirileri okurken kulaklığımda da bu albüm çalıyordu. Bu eleştirileri yazanlar nereleri ile dinlemişler, anlayabilmiş değilim.

Amon Düül II, yıllar sonra belki de hayatlarının son dönemlerinde son kez bir araya gelerek müziğe başladıkları 60'ların sonlarındaki gibi bir müzikal atmosferle bir albüm yapmışlar.

Daha önce bir kaç krautrock albümü hakkında yazarken de belirtmiştim. Krautrock'ı iki ana kola ayırıyorum diye. Birinci kol elektronik öğelerin daha çok olduğu ve herkesin bildiği Tangerine Dream, Neu!, Popol Vuh gibi grupların yaptıkları Krautrock. Diğeri ise saykodelik rock'a daha yakın duran Amon Düül II, Agitation Free gibi grupların yaptığı Krautrock. Can grubunu her zaman ayırmışımdır. Herhangi bir kalıba sokamamışımdır. Kendilerine has bir müzik yapan Can'ı takip eden gruplar ise yok denecek kadar azdır.

Sadece kült albümler yaparak değil, müziğe yön veren Krautrock gruplarının bundan sonra kendilerini ispat etme gibi bir dertleri olacağını sanmam. Amon Düül II grubu da yıllar sonra 70'lerin başına dönerek yaptığı bu albümle kendilerini hatırlatmaya çalıştıklarını düşünmüyorum. Yapılan eleştirilerin Amon Düül II'nin müziğiyle alakalarının olmadığını da net olarak söyleyebilirim.

Amon Düül II, bu albümle aynı 60'lar sonu 70'ler başındaki gibi müzikal kalitesi yüksek bir albümle belki de kendi müzik hayatlarının son birlikteliğini yaşadılar. Biraz kendi durumlarıyla dalga geçerek biraz da 70'li yaşların verdiği o rahatlıkla hem kendileriyle hem de içinde yaşadıkları tüketim dönemiyle dalga geçtiler. Parçaların adlarına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

Onlar son bir kez biraraya gelerek bir albüm daha çıkardılar. Hem de ilk dönemlerindeki müzikal kalite düzeyinde olan bir albümdü.

13-14 yıl önce grupla ilk tanıştığımda sevdiğim, parçalarını ezbere bildiğim bir çok grubu bırakıp Amon Düül II dinliyordum. Zaman o kadar çabuk geçmiş ki 13-14 yılda neler yaşadım, böyle düşününce iki satır yazamam yaşadıklarımla ilgili. Detaylı bir anlatım içinde Amon Düül'ün bu albümü sanırım bana yardımcı olur.

Kim bilir, belki de bir süre sonra dinlemeyi bırakırım. Kabuslarımda gördüğüm 70'li yaşlarına geldiğimde bir park köşesinde yürürken bu son derim. 

1. Mambo La Libertad / On The Highway (8.34)
2. Du Kommst Ins Heim (9.22)
3. Still Standing / Standing In The Shadow (8.15)
4. Pscychedelic Suite: Back To The Rules / Walking To The Park (26.02)

Süre : 52.15

Renate Knaup / Vokal
John Weinzierl / Gitar, Synth, Vokal, Yapımcı
Chris Karrer / Elektrik Gitar, Keman, Saksafon, Vokal, Yapımcı
Lothar Meid / Bas Gitar, Vokal
Danny Fichelscher / Davul
Jan Kahlert / Perküsyon, Vokal

Konuk
Gerard Carbonell / Bas Gitar

26 Kasım 2017 Pazar

Krautwerk - 1971 2014




Yaklaşık bir ay önce can sıkıntısını gidermek için uzun zamandır dinlemediğim grupları aramaya çalıştım. İlk aklıma gelenlerden biri de Kraftwerk'di. Yotube'de full albüm diye aratarak bir albümü inderdim. Yeni taşındığım evde internetin kötü çekiyor olması nedeniyle de bir saate yakın bekledim. Sonunda albümü indirip, 3. bira ile birlikte dinlemeye başladım. O gece öyle bitti.

Birkaç hafta sonra yine açtım, Kraftwerk diye dinliyorum. Albüm çok da farklı gelmiyor çünkü Neu! grubunun üyesi Klaus Dinger Kraftwerk'in ilk albümünde vardı o yüzden müziğin Neu! Müziğine benzemezi pe dikkatimi çekmiyor.

En son dün, akşamdan kalmış bir şekilde evi temizleyip, işe gideceğim. Yine açtım albümü dinlerken üzerimi değiştirip temizliğe başladım. Tam o arada sigara yapayım dedim. Sigarayı hazırlarken (tütün) gözlerim bilgisayar ekranına gitti. Krautwerk yazıyordu. Tekrar tekrar baktım, doğru okumuşum. İçimden dedim, herhalde youtube'ye yükleyen kraut rock grubu diye Kraftwerk'i Krautwerk diye yazdı.

Evdeki işleri bitirip, işe otobüsle giderken internet daha iyi çekiyor diye albümü arattırdım. Karşıma 2014 yılına ait bilgiler çıktı. İlk önce yeniden basım diye 2014'ü eklediler sandıma ancak değilmiş. İşyerine gelip, internet üzerinden biraz daha araştırınca Klemen'in blogunda bir söyleşisini buldum. Ve evet albüm 1971 adıyla 2014 yılında çıkmış. Yani 1971 yılına ait değilmiş.

Daha sonra da albüm ve Krautwerk hakkında discogs'a girip baktım. Karşıma tek bir kişi çıktı. Nico Seel. Klemen'in blogunda var olan söyleşide de zaten kendisi vardı.

Nico Seel'in bu albüm çalışması tek değil. Krautwerk gibi 3-4 grup çalışması daha var. Söyleşiden anladığıma göre diğer grup çalışmaları da 70'lerin krautrock tarzında çalışmalar. Çünkü yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi bu albümü dinlerken müzikal atmosferden ve albümün isminden dolayı, Krautwerk'i 70'lerin gruplarından sanmıştım.

Nico Seel; ortalama benim yaşlarımda, yaşım 35, Alman kökenli bir müzisyen. Günümüz rock türlerinden sıkıldığı için, heavy metal ve punk, yeni tür müziklere yönelmesi sonucu krautrock'la buluşup bu türde karar kılmış. Kendi müzik aletleri olması sebebiyle de kendi müziğini yapmaya karar vermiş. Sonuç olarak da 4-5 grup çalışması ortaya çıkmış.

Bütün bunları internet üzerinden öğrenirken aklıma İran kökenli Imaad Wasif geldi. O'da Nico gibi 70'ler atmosferinde bir'den çok grup çalışması yapmıştı.

Hala da yapmaya devam ediyor.

Albüme ismini veren 1971 tarihi bir çok krautrock efsanesinin önemli yıllarından olan 1971 yılına bir nevi atıf olmuş. Tangerine Dream'in, Kraftwerk'in, Amon Düül II'nin, Faust'un, Neu!'nun önemli çıkış yaptığı yılları temel almış. İlginç ve yaratıcı bir fikir!.

Nico Seel'in Krautwerk olarak devam albümleri de var. O albümler de yine yıllara atıf olarak 1972, 1973 diye devam ediyor. Nico'nun ve albümlerinin yeni farkına vardığım için diğeralbümleri de sanırım dinlenilmek üzere sırada beni bekliyorlar.

Albüme gelirsek, 1971 tamamen 70'lerden çıkma bir albüm. Müzikal atmosferi, kullanılan müzik aletleri 70'leri anımsatmıyor, tamamen aynı.

Nico sıkıldığı, tiksinti duymaya başladığı günümüz müziğinden uzaklaşıp; krautrock'ın, progresif rock'ın altın çağları denen yıllarına dönmüş ve kendi yeteneğini ve bilgilerini de ortaya koyarak mükemmel bir albüm çıkarmış.

Albümü ilk dinlediğim zaman Kraftwerk'in albümü olarak dinlemiştim. Müzikal atmosfer olarak 70'li yılların krautrock'ından, elektronik rock'ından hiç bir farkı yok. Youtube'den indirdiğim klibi de yine 70'li yılların La Düsseldorf grubunun 'Time' adlı parçasını anımsattı. Bu arada Neu! Grubu üyesi Klaus Dinger, 3 gruptada müzisyenlik yaptı. O yüzden albüm bana hiç de yeni, günümüzün müziklerinden biri gibi gelmedi.

Şimdiye kadar 2000 sonrasının krautrock gruplarına hep soğuk bakmıştım. Hatta Almanların 2000 sonrası progresif rock gruplarına soğuk bakmıştım, bir kaç grup haricinde. Ancak Nico Seel, Krautwerk ve 1971 ile bu düşüncemi tamamen değiştirdi.

Hem 70'lerin hem de günümüz müziğinin tadını çıkarmak için mükemmel bir albüm.

1. I (6.33)
2. II (4.00)
3. III (9.07)
4. IV (6.16)
5. V (6.38)
6. VI (6.49)

Süre : 39.38

Nico Seel / Elektrik Gitar, Elektrik Bas Gitar, Synth (ses düzenleyici), Elektrik Davul


15 Mayıs 2016 Pazar

21. Peron - Tapon (2014)


Türkiye’de ki dinlenilen müziği anlamak için sosyal medya denilen internet üzerinde ki sosyal ağlara bakmak yeterlidir. Serdar Ortaç’ın çıkaracağı albümün pazarlaması şimdiden başladı. Yaz şarkısı geliyormuş(!?). Daha kötüsü de var. Sosyal medya da bir pavyon şarkıcısı olan Müslüm Gürses ölümünden beri sürekli anılıyor.  Şarkılarından bölümler falan paylaşılıyor. Bunlara Esin Engin desen yüzüne 300 yıl bakacak insane topluluğu bulursunuz karşınızda.  Hal böyle olunca böyle bir halka şuan ki iktidar haktır. Fazlasını beklememek gerek.

Neyse ki, ülkemizde güzel insanlar da var. Müziği bilen ve hakkıyla yapan. Bunlardan birisi İzmir’li 21. Peron.

1978 yılında ki ilk parçalarının toplandığı albümde bestelemiş oldukları bir Orhan Veli Kanık şiiri vardı. 2014 yılında çıkardıkları albümde de yine bir Orhan Veli Kanık şiiri var.

21. Peron gibi gruplar Türkiye’de pek bilinmez. Ancak bu dinlenmeyecek anlamına da gelmiyor. 21. Peron İzmir Bornova’da lise’de kurulan bir grup. Dönem progresif rock dönemi. 21. Peron üyeleri de progresif rock dinleyor haliyle.  Progresif rock’ın Türkiye’de ki karşılığı olan Anadolu rock üzerine yoğunlaşıp, Türk folk müziğini yaptıkları müziğe yansıtıyorlar. Aynı zaman da döneminde 20. Yüzyılın en önemli klasik müzik insanlarından biri olan (benimde favorilerimdendir Dvorak ile beraber) Igor Stravinsky’den uyarladıkları bir parçaları da var.

Albüme gelirsek, 21. Peron elinden geldiklerinin değil, ayaklarından geldiklerinin de en iyisini yapmışlar. ‘Tapon’ albümü günümüzün ciddi kaliteli senfonik progresif rock gruplarından Ange ve Kaipa’nın müzikleri kadar iyiler. Albüm ve grup övgüyü fazlasıyla hakediyor.  Albümde özellikle keman’a bayıldım.

Albümde ki parçaların kısa olduklarına aldırmayın. Hepsinin üzerinde çalışılmış. Bir oyayı işle gibi işlemişler. Favori parçam ‘Zaman’ (I-II).

İçinde bulunduğumuz görgüsüzlüğün ve cehaletin varlığı göze alınınca 21. Peron Tapon gibi bir albüm ismiyle çıkmayı tercih etmişler. Pavyon müziğinin gerçek müzik, Türk müziği diye yutturulduğu sosyal medya’da, gazeteler de, TV’ler de ‘Tapon’ ismi tam yerinde olmuş.

Albümde ki 8 parça var. İlk altısı Türk folk müziği  temel alınarak parçalar yazılmış. Daha çok Ege bölgesi ve Türkiye’nin batısında ki folk müzik.  İlk parça ‘Sensiz’, küçükken kızların oynarken söyledikleri Türkülere benziyor. Biz de durup kızlara bakardık.  Albümde ki melodileri pek yabancılık çekeceğinizi sanmam.

19. Yüzyıl Osmanlı Klasik müziğini niye günümüz rock grupları akıl edipte, müziklerine uygulamazlar aklım almıyor. Sürekli Avrupa’yı takip ettiğimizden dolayı kendimizden bihaber olmamız mıdır? acaba, bilemedim. Avrupa’yı da ne kadar takip ediyoruz, orası da meçhul. Sultan Abdulaziz’in eserleri Rock müziğe adapte edilse, ne olur. Şöyle olur; bu Osmanlı müziği değildir. Bunu diyecek % 50’lik bir kesim var. Bu oranın üzerine de çıkarız.

‘Zaman’ parçasını dinlerken, daha önce dinlediğim 19. Yüzyıl Osmanlı müziklerini hatırlattı. Adalardan ve balkanlardan gelen insanların müziği. Grup üyeleri de İzmir’in levantenlerinden.


‘Zaman’ adlı parçanın ilk bölümü daha önce değindiğim Ange, Kaipa tarzından bir parça. Egenin folk müziği, hakkıyla verilmiş. Ege müziği darken batı Türk müziği. Türk müziği ağır aksak ilerleyen bir müziktir. Ortaasya Türk müzikleri de ağır aksak ilerler. ‘Zaman’ parçasının ilk bölümü de ağır aksak ilerler. Dvorak melodileriyle karışır gibi olur. Yine ağır aksak ilerleyerek parça biter.

‘Zaman’ ikinci bölümü tik-tak sesleriyle başlar. Pink Floyd’un ‘Time’ parçasının girişinden esinlenilmiş. İYi ki esinlenilmiş. Sonra bir anda keman girer. İlk dinlediğimde Mauro Pagani'mi geldi gruba dedim, bir an. Değilmiş. Alp Gültekin. Devlet Senfoni Orkestrasının müzisyenlerinden. Dinlerken Efe oyunu oynayası geliyor, insanın. Bence albümde en çok ön plana çıkan enstrümanın sahibi Ali Gültekin.
Son yılların Türkiye’sinde en kaliteli albümlerinden birisi çıkmış ortaya.

Popüler değiller. Zaten biz de popular müzik dinleyen insanlar değiliz. O halde, tam orta yerinde buluştuk.

Not olarak, ellerinde yazılmış 25 parça varmış. Eee, albümde 8 parça var. Nerede geri kalan 17 parça?. Umarım kalan parçaları da stüdyo’ya girip, albüm yaparlar.

1.Sensiz  (3:13)
Söz : Ayşe Wilderman  Müzik: Andreas Wilderman
2.Derdim Başka (3:46)
Söz : Orhan Veli Kanık  Müzik: Andreas Wilderman
3.Tapon (3:12)
Söz : Ayşe Wilderman / Anonim  Müzik: Andreas Wilderman
4.Roller At Hırsızı (5:46)
Müzik : Gökhan Akçay  Remix :Bora Yücel
5.Laka Deresi (2:26)
Müzik: Andreas Wilderman
6.Roller (5:01)
Söz : Andreas  Wilderman Ayşe Dilek Wilderman Müzik: Gökhan Akçay
7.Zaman 1 (7:06)
Müzik: Alp Gültekin
8.Zaman 2 (3:14)
Müzik: Alp Gültekin

Süre : 33:44
- Andreas Wildermann / Org
- Haluk Öztekin / Gitar
- Alp Gültekin / Keman
- Gökhan Akçay / Bas Gitar
- Deniz Yıldırım / Vokal