Bu Blogda Ara

Par Lindh Project etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Par Lindh Project etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2017 Perşembe

Par Lindh Project - Mundus Incompertus 1997




Par Lindh ilk albümünde etrafına topladığı müzisyenlerle mükemmel bir albüm çıkarmıştı, aynı başarısını 2. albümünde de sürdürüyor. İlk albümdeki folkik ve gotik hava aynen bu 2. albümde de devam ediyor. Ancak bu albümün ilk albümden en önemli farkı metalik seslerin olması; özellikle elektrik gitar ve davul kullanımı dönemin Dream Theatre'ını anımsatıyor.

Muhtemeldir ki metal grupların 70'lere özenmesi sonucu ortaya çıkan müzikal atmosferden Par Lindh ve ekibi de etkilenerek albümde yer veriyorlar. Her ne kadar metalik sesler var olsa da, o kadar göze batacak yada müziğin seyrini değiştirecek türden değiller.

Albüm 'Baroque İmpression No.1' parçası ile başlıyor. Kilise orgu ve gotik vokaller ile başlayan parça davul ve elektrik gitar ile birlikte hızlanır gibi oluyor. Sonrasında gelen sesler ise klasik müziğin önemli isimlerinden ve bir çok rock grubuna ilham olmuş Bach'ın izlerini taşıyor. Progresif rock'ı sevmemde ki en önemli etkenlerden biri olan klasik müziğin progresif rock'da yaratıcılık anlamında profesyonel olarak kullanılıyor olması. Par Lindh ise bu 2. albümünün açılış parçasında bunu kusursuz bir şekilde gösteriyor. Parçayı dinlerken bir klasik müziğin esiri bir de rock müziğin esiri oluyorsunuz.

Yeni dönem modern progresif rock gruplardan tam istediğim de bu. Par Lindh gibi rock müziğin yaratıcılık anlayışına uygun ve modern sesleri dışlamadan ortaya albümler çıkarmak. 'Baroque İmpression No.1' gibi bir parçayı başyapıtlar listenize ekleyin.

3 parçalık albümün 2. parçası yoğun bir Greg Lake akustik gitar havası taşıyan 'The Crimson Shield'.

Parçayı açan akustik gitar bana 'From The Begining' akustik gitarını anımsatıyor, tabi bir de synth sesleri var anımsatan. İlk albümüne de koyduğu vokal odaklı bir parça. Folkik seslerin, vokal sayesinde nostalji yaşamak isteyenler için ideal, kusursuz bir parça.

Ve, en sonunda albümü progresif rock'ın başyapıtları arasına sokacak olan parçaya, 'aynı zamanda albümünde ismi, Mundus Incompertus'.

27 dakikaya varan uzunluğu, parçanın içine konulan klasik müzik parçaları, görünürde metalik sesler ancak avantgard olan gitar ve davul işbirliği; parçayı kesinlikle başyapıtlar arasına sokacaktır. Klasik 70'ler başyapıtlar arasına değil elbette; günümüzün progresif rock müziğinin, hani o modern progresif rock müziğinin arasına; hatta öncülük bile edecektir.

Parçayı tekrar tekrar dinlerken aklıma hep ELP'nin 'Karn Evil 9' adlı destansı parçası geldi. Nasıl 'Karn Evil 9' parçasını dinlerken müzikten fazlasıyla zevk alıyorsam, bu parçada da aynısı oldu.

Sonuç olarak, Par Lindh yeteneğini ve örgütçülüğünü 2. albümünde de devam ettiriyor. Yeni sesleri ve deneyleri de görmezden gelmeyerek, onlara da albüm içinde yer veriyor. Bize de dinleyip, ortaya konan mükemmelliyetten nasiplenmek düşüyor.

1. Baroque İmpression No.1 (9.10)
2. The Crimson Shield (6.38)
3. Mundus Incompertus (26.43)

Süre : 42.34

Par Lindh / Piyano, Harpsichord, Kilise Orgu, Hammond Orglar, Mellotron, Synth (ses düzenleyicisi), Perküsyon, 12 Telli Gitar, Yapımcı
Magdalena Hagberg / Vokal
Jocke Ramsell / Elektrik & Akustik Gitar
Marcus Jaderholm / Bas Gitar
Nisse Bielfield / Davul, Perküsyon

Konuklar
Singillatim Choir / Koro
Jonas Bengtsson / Blokflüt
İnge Thorrson / Keman
Michael Axelsson / Oboe
Aron Lind / Trambon

25 Ekim 2016 Salı

Par Lindh Project - Gothic Impressions 1994



Arkadaşın sürekli söylediği 'yeni dönem gruplarını da yaz hacım' sözüne karşılık verebileceğim müzisyenlerden birisi Par Lindh projesi. Par Lindh 70'lerin ortalarında çıkan punk müziğini umursamadan, 80 ve 90'larda progresif rock'ın popüler yönünü gösteren neoprog ve progmetal saçmalığına bulaşmadan nasıl progresif rock yapılıra cevaplardan birisini veriyor, daha  ilk albümünde. Sonraki albümleri de ilk albümünün mentalitesinde devam ediyor. Progresif rock'ın popüler yönüne bulaşmadan.

Par Lindh 'ben bu işi yaparım' edasıyla ilk albümünü müzisyenlik olarak ileri derecede profesyonel müzisyenlerle 1994 yılında çıkartıyor. Par Lindh'e ilk projesinde müzikal olarak yardımcı olanlar Anaktedon, Landberk, Anglagard gibi dönemin isveç'inin önemli progresif rock gruplarının üyeleri ve tabii ki Kaipa ve Flower Kings grubunun gitaristi Roine Stolt (Roine Stolt bu yıl YES'in üyelerinden Jon Anderson ile albüm çıkardı). 90'ların sadece İsveç'inin değil, bütün ülkelerden çıkan en iyi albümlerinden biri ortaya çıkıyor. 'Gothic Impressions'

70'lerin progresif rock anlayışını tekrar hatırlatmakta yarar var. 70'lerde yapılan progresif rock'ın dayandığı üç (rakamla 3) müzik türü var. Bunlar caz, klasik, avant-garde müzik türleri. Folk ezgileri yada folk müzikleri bu dönem yapılan progresif rock'a sos oluyor. Küçümseme değil, tam tersine folk ezgilerinin kullanıldığı 70'lerin progresif rock albümlerinin tadı bambaşka. 80 ve sonraki yıllarda ortaya çıkan yeni akımlar bile hala 70'li yıllarda yapılan progresif müziğin kaymağını yiyiyor. Bazıları hariç. Par Lindh de bunlardan birisi.

Gothic Impressions....

Albümü dinlerken hangi grupları anımsıyorum, onları yazayım. Bu gruplar YES, King Crimson, ELP, Genesis, New Trolls gibi kendine has müzikleriyle 70'lerin progresif rock'ının üst düzey grupları. Klasik müziği temel alan albümler yapan ve sonraki yıllarda progresif rock'a temel olan progresif rock grupları.

Örneğin 'The Iconoclast' parçasını dinlerken aklıma girişde çalınan davul King Crimson'ının ilk 3 albümlük döneminin avant-garde havasını hatırlatırken, devamı Rick Wakeman'ın Jules Verne'nin  romanından uyarladığı 'Dünyanın merkezine yolculuk' albümünün müzikal yapısını hatırlatıyor. Bir diğer parça ise; Mussorgsky'nin ürettiği bir parçayı rock halinde çalması da 'Night on Bare Mountain' dinlerken ELP'yi hatırlatıyor. Bu parçada Keith Emerson'un progresif rock'ı klasik müziği temel alarak ne kadar etkilediği bu parçayı dinlerken daha fazla ortaya çıkıyor. Albümün en uzun ve üzerinde en çok çalışılmış parçası 'The Cathedral' ise ELP ve Rick Wakeman müziğinden izler taşıyor.

Par Lindh'in 70'li yılların progresif rock tanrılarından farkı, klavyelerin başında grubunu (ki bunlar melletron, hammond, klavsen, org gibi progresif rock'ın anlamını (felsefesini) oluşturan müzik aletleri) bir maestro gibi yönetiyor olması. Şöyle hayal edin; Par Lindh klavyelerin başında, sahnede sırayla gidip gelen müzisyenler Par Lindh müziğine yardımcı oluyorlar. Nasıl hayal ettiniz bilemedim ama kafamda canlanan şey tam olarak buydu.

Benzetmelerden yola çıktık ama farklılığını yazmazsak olmaz. Par Lindh klavyelerin arkasında bütün albümün müzikal yapısını, melodilerini ortaya çıkartırken, konuk müzisyenler Par Lindh müziğine çiçek olup, albümde cennet bahçelerinde çalınan bir müzik haline getiriyorlar.

Ayrı olarak Par Lindh'in etkilendiği yada temel aldığı müzisyen ve grupları yazdıktan sonra Par Lindh'ten etkilenen isimleri saymazsak yine olmaz. Yine İsveç'in son 10 yılda çıkardığı en iyi progresif rock gruplarından Wobbler'in müziğinde de Par Lindh klavye etkisi yoğun olmasa da kendini belli edecek derecede var. Bütün müziklerde olduğu gibi progresif rock'ta da gruplar ve müzisyenler birbirlerinden etkilenirler, birbirlerini örnek alırlar. Par Lindh de birilerinden etkilenir, Par Lindh'ten etkilenen birileri de olur. Müzik yada sanat bu şekilde ilerler. Sadece müzik yada sanat da değil aslında, hayat bu şekilde ilerler. Bu, biz insanların (memelilerin) davranış biçimidir.

Par Lindh'in projesi 90'ların progresif rock müziğine örnek olurken günümüzde yapılan modern progresif rock müziğine de örnektir. Belirttiğim gibi King Crimson, YES, ELP, Genesis gibi grupların müziklerini anlayarak dinliyorsanız, bu albümü de kesinlikle dinlersiniz.

En sevdiğim parçayı da belirtip, aşağıya youtube linkini koyayım. 'Gunnlev's Round'. 'Gunnlev's Round'; bu parça italyan senfonik operasının rock halinde çalınışıdır. İtalyan senfonik progresif rock'ına olan hayranlığım bu parçayı sevmem de etkin oldu, evet bunu kimseyle tartışmayacağım.

Modern progresif rock diye ortada dolaşan garabet müzik albümlerin yerine Par Lindh albümlerini dinleyin. Par Lindh'in ilk albümü 'Gothic Impressions' albümü de başlamak için örnek albüm olsun.

1. Dresden Lamentation (2.06)
2. The Iconoclast (7.04)
3. Green Meadow Lands (7.24)
4. The Cathedral (19.33)
5. Gunnlev's Round (2.50)
6. Night on Bare Mountain (13.50)

Süre : 52.54

Par Lindh / Klavyeler, Bas Gitar, Davul, Perküsyon

Konuklar
Ralf Glasz / Vokal
Mathias Jonsson / Vokal
Johan Högberg / Bas Gitar
Magdalena Hagberg / Vokal
Anna Holmgren / Flüt
Jonas Endgegard / Elektrik Gitar
Mattias Olsson / Davul, Perküsyon
Jocke Ramsell / Elektrik Gitar
Lovisa Stenberg / Harp
Roine Stolt / Akustik Gitar
Camerata Vocalis / Koro vokal