Bu Blogda Ara

Novalis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Novalis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2018 Pazartesi

Novalis - Brandung 1977



2 ay önce, Eylül başında, Novalis'in 1977'deki konser kayıtlarını içeren albümünü yazmaya başlamam Facebook'ta bir arkadaşın paylaşımı yüzünden oldu. Paylaşılan albüm 'Brandung' idi. Ama Brundung albümünü değil de o an konzert albümünü yazmaya karar verdim. Çünkü ben de bir anısı vardı.

Konzert albümünü ilk dinlememin üzerinden sanırım 11 yıl geçti. 2005 yahut 2006 yıllarında o zaman varolan, şimdi sadece facebook grubu olarak devam eden, Pinkfloydtürk.net'in forum kısmında görüp dinlemiştim. O dönem youtube gibi kolay erişilebilir yerler olmadığı için albümleri bulmak bir hayli zordu. Çünkü henüz internete albümler yüklenmiyordu. 'Konzert' albümünü de 2007 sonlarında bulmuştum. Her sabah işe yürürken, işyeri eve çok yakındı, mp3'de açar 'Konzert' albümünü dinlerdim. O dönem öyle bir etki bırakmıştı ki ben de, yine o dönem dinlediğim Camel'e bile tercih eder olmuştum. Gerçi Camel'i de sonradan youtube iyice yaygınlaşmaya başlayınca sevmeye başlamıştım. Şuan karşılaştırma yapsam Novalis'i 10 yıl önce olduğu gibi tercih ederim.

Novalis'in ilk 4-5 albümü gerçekten benim için özel bir yere sahip. Sanırım Novalis'in bu ilk dönemi parçaların karmaşık yapıları ve doğaçlamaların fazla olması nedeniyledir. Son albümü olarak belirtebileceğim de 1977'de ki 'Konzert' albümüdür. Sonraki albümlerde ise Novalis'in müziğinde ciddi bir değişim olacak, grup daha melodik ve sade parçalar yazacaklardır.

1977'deki 'Konzert' albümü, benim için olduğu gibi bir çok dinleyicinin de farkedeceği gibi, grubun ilk döneminin sonu olurken, ikinci dönemin başlangıcı ise aynı yıl çıkan 'Brandung', yani bu albümdür.


'Brandung', Novalis'in senfonik atmosferinin yerini daha melodik ve daha anlaşılır bir atmosfere bıraktığı bir albümdür. Bırakın progresif rock'ı, rock'dan anlamayan birine dahi bu albümü dinletseniz, albümün kesinlikle 70'lere ait olduğunu söyleyecektir. Bu durum, albümü kötü bir albüm yapmaz elbette ama 70'lerin progresif rock gruplarının oluşturduğu atmosferler göz önüne alındığında, Novalis müzikte biraz daha kolaycılığa kaçmıştır. Ama bu yanlış yada hatalı bir durum değildir. Bundan önceki albümlerinde olduğu gibi kendilerinin oluşturduğu müzikal atmosferlerde, 'Brandung' albümüyle başlayan bir şekilde kendi müziklerini yapmışlardır.

Novalis, 'Brandung' albümüyle kendi müziğinin bir nevi tanımını yaparken, pop'a kaçmamış, yine rock ve yaratıcılık anlamında ki progresif'in içinde olmuştur. Bundan sonraki albümlerinde de aynı çizgisini devam ettirmiştir.

Albüm ise, dediğim gibi Novalis'in ilk dönemi ile ikinci döneminin tam ortasında, geçiş albümü niteliğinde bir albüm. Önceki albümlerinde varolan egzotik-senfonik atmosfer yerine melodik-kolay anlaşılır bir albüm. Bazı parçalarda dönemin saykodelik rock'ından bazı izler de görebilirsiniz, 'Astralis' parçasında olduğu gibi.

Albümde uzun parça olarak yer alan 17 dakikalık 'Sonnenwende' hakkında bir şeyler söylemek gerek. 4 bölümden oluşan bir hayli de senfonik öğeler taşıyan parça, aynı dönemin bir başka Alman grubu Grobschnitt'in 'Rockmoppel's Land' albümünü anımsatıyor. Aynı ülkeden çıkma ve benzer müzikal eğitim ve eğilimlerin olduğu düşünülürse bu çok da garimsenmiyor. Ancak 4 bölümün her biri bir diğeriyle yapı olarak çok farklı olduğu için, parçayı bir bütün olarak göremiyorum. Novalis'in yaptığı sanırım son uzun parça, sonraki albümlerinde bu konuda diretmediler. 10 yıl öncesinin bilgisinden bu kadar anımsıyorum, belki de yapmışlardır. Kontrol etmek gerek.

Novalis, benim 10 küsür yıl önce progresif rock'ı, bilinçli olarak, ilk dinlemeye başladığım zamanların başucu gruplarından biriydi. Grobchnitt, Le Orme, PFM, Eloy, Amon Düül II, Curved Air gibi gruplarla birlikte. 'Brandurg' albümünü Novalis'in o ilk dönemin muhteşem albümlerinin arasına koyamasam da, gruba olan sevgim ve saygımdan dolayı her albümü gibi özel bir yere sahip.

Novalis'i ilk dinliyorsanız, bu albümü pas geçip, 'Konzert' albümünü yada 1977 yılı öncesi albümlerini dinleyin. Eğer Novalis'i daha önceden benim gibi dinlediyseniz, bu albümde o kadar kötü bir albüm değil. 

1. Irgendwo, Irgendwahn (4.35)
2. Wenn nicht mehr zahlen und figuren (3.03)
3. Astralis (8.50)
4. Sonnenwende (16.56)
a. Brandung (3.42)
b. Feuer bricht in die Zeit (3.56)
c. Sonnenfinsternis (3.30)
d. Dammerung (5.48)

Süre : 33.24

Fred Mühlböck / Vokal, Akustik Gitar, Flüt
Detlef Job/ Elektrik Gitar, Vokal
Lutz Rahn / Hammond, Klavnet, PPG Synth(ses düzenleyicisi), Mellotron, Grand Piyano
Heino Schünzel / Bas Gitar, Vokal
Hartwig Biereichel / Davul, Perküsyon

13 Eylül 2018 Perşembe

Novalis - Konzerte 1977




Alman rock müziği deyince akla gelmesi gereken iki tür müzik var. Her ikisi de Almanların ürettiği kendisine özgü müzikler. İlki kraut, lahana anlamına gelen tamamen kendilerine özgü rock müzik diğeri elektronik müzik.

Tabi bunlar haricinde Almanya'dan folk, senfonik ve caz albümleri de çıktı. O albümler ve müzikler de en az kraut ve elektronik müzik kadar kaliteli ve yaratıcılık gerektiren albümlerdi.

Günümüzde kraut ve elektronik müzik yapan genç Almanlar var ancak 70'ler ve 80'ler kadar kalabalık değiller. 90 ve 2000 sonrası Almanya'da ABD merkezli çok çabuk tüketilen ve basit müziklere yöneldiler. Öyle olunca dinleyicilerde bu tarz grup ve müziklere odaklandılar. Ama dediğim gibi kraut ve elektronik müzik üretmeye, yaratıcı müziğin içinde yer almaya çalışanlar da var.

Novalis grubu, Almanya'dan çıkan ve kendine özgü atmosferiyle birbirinden güzel senfonik albümler yapan bir grup. Almanların senfonik progresif rock deyince akla gelen Triumvirat grubundan çok daha iyi bir grup Novalis. İyi dememin tek sebebi kendine özgü müzikal atmosferi olması. Çünkü Triumvirat çok iyi ve bilinen bir grup olsa da, yaptıkları müzik daha çok ingilizvari bir anlayıştadır. Novalis ise Almanya'dan çıkan kraut ve elektronik müziği albümlerine çok güzel bir şekilde aktarırlar.

O yüzden özgünlük anlamında Novalis, Triumvirat gibi ingilizvari gruplardan  çok daha fazla övgüyü hakediyor. Tabi Novalis bu konuda yalnız değil. Özgünlük anlamında Grobschnitt grubunu da anımsamamız gerekiyor.

Novalis, 1973 yılında başladığı ilk albümüyle konserleri de eksik etmedi müzikal hayatlarından. 1977 yılına geldiğinde, konserlerinde en güzellerini çalmaya odaklandılar. Böyle olunca da ortaya hem müzikal atmosfer anlamında hem de albümde bulunan parçaların kalitesi anlamında mükemmel bir albüm ortaya çıkartılar.

Konzerte.

Progresif rock deyince kişinin aklına gelen değil, gelmesi gereken; kusursuza yakın müzisyenlik, müzikte sorunsuz uyum gelmesi gerekir. Yani dinleyen kişi müziğe kolaylıkla odaklanabilmeli, bunun içinde konserde dış ortam seslerinin en azında olmalıdır. 'Konzerte' albümünde bir iki dış ortam sesi haricinde, ki o sesler size canlı müzik olduğunu hissettiriyor, müziğin uyumu ve kayıtları mükemmel ötesi.

Albümde stüdyo albümlerinde olan parçalar var.

Açılışta Ravel'in Bolero'su kullanılarak dinleyici müziğin içine çekiliyor. 'Dronsz' parçası ile kısa bir Novalis müziği hissettirildikten sonra en iyi parçalarını çalmaya başlıyorlar. Yer yer melodik ve romantik sesler, yer yer de duyguları çoşturan atmosfer ile sadece Novalis yada Alman rock müziğinin değil, progresif rock geçmişinin mükemmel bir başyapıtı ortaya çıkıyor.

İlk dinlediğimde daha doğrusu albümle ilk tanıştığımda, 2006'da, sabah işe giderken ve iş çıkışında yaklaşık 2 hafta kadar bu albümü dinlemiştim. Nasıl aklıma tekrar düştüyse bir kaç gün önce tekrar albümü edindim.

Edindiğimden beri de, 12 yıl önce olduğu gibi, sabah bir akşam da bir kez olmak üzere, 2 kez albümü tamamen bitiriyorum. Albümün verdiği kusursuz müzik ile de gün boyunca müzik açlığı nedir bilmiyorum.

Novalis belki progresif rock'ın bilinen grupları, Genesis, King Crimson gibi temel alınan parçalar ortaya çıkarmadılar ama 1977 yılında yaptıkları albümle progresif rock'ın bir çok dev grubunun konser kayıtlarını unutturacak kadar güzel iş çıkardılar.

Konser albümüyle zevk alınabilecek en güzel albümlerden biri.

1. Bolero (Ravel) (0:51)
2. Dronsz (Rahn) (2:41)
3. Es färbt sich die Wiese grün (Karges/Karges) (9:04)
4. Impressionen (Rahn) (10:00)
5. Wer Schmetterlinge lachen hört (Rahn/Karges) (9:14)
6. Wunderschätze (Job/Originaltext von Novalis um 1798, lyrics adapted by D. Job) (11:33)
7. Sommerabend (Job/Rahn/Reihel): (19:19)
...a) Wetterleuchten
...b) Am Strand
...c) Der Traum
...d) Ein neuer Tag
...e) Ins Licht

Süre : 63:42

Fred Mühlböck / Vokal, Akustik ve Elektrik Gitar, Flüt
Detlef Job / Elektrik Gitar, Vokal
Lutz Rahn / Hammond H100 Org, PPG synth(ses düzenleyicisi), Mellotron, Elektronik Piyano, Klavinet, Solina strings (tuşlu bir çalgı)
Heino Schünzel / Bas Gitar, Vokal
Hartwig Biereichel / Davul, Gong 

25 Nisan 2016 Pazartesi

Novalis - Banished Bridge 1973

Thomas Moore Ütopya’sını okudunuz mu? , okumadıysanız okuyun.

Campanella’dan Güneş Ülkesi’ni de okumadıysanız, onu da okuyun.

Önemlidir.


Bir de Alman şair Heinrich Von Ofterdingen var. Takma ismi Novalis. Hatta Novalis adlı bir şiiri de var. Şiirsel bir ütopya desek daha iyi olur.

Thomas Moore ile Campanella okuduktan sonra bir de Novalis’i okuyun.

İki Novalis var, biri Alman şair diğeri Alman senfonik progresif rock grubu olan Novalis. ‘Banished Bridge’ albümü Novalis gubunun ilk albümü.  Albümü nasıl dinlemek isterseniz öyle dinleyin. Pink Floyd’u hatırlamak isterseniz, Pink Floyd müziğini görebilirsiniz. Yada King Crimson dinlemek isterseniz (Lizard), King Crimson’ı da görebilirsiniz. Hatta dinlerken Keith Emerson ve Rick Wakeman’ı bile hatırlayabilirsiniz.

İyi hatırlarım, 10 yıl önce ‘Pink Floyd dinlemiyorum ben Novalis dinliyorum’ derdim. Millette yüzüme bakardı, ne diyor bu böyle diye. O dönem koyu bir Alman progresif rock müziğine sarmıştım. 6 aydan fazla sürmüştür o dönem. Başka hiçbirşey dinlemiyordum. Novalis dinlediğim en iyi gruplardan birisiydi, o zaman.

Pink Floyd’un ‘Ummagumma’  albümünü hatırlarmısınız?

Hatırladıysanız, albümde ki ‘Laughing’ parçasını hep ‘Ummagumma’ ona benzetmişimdir.


Albümde ki bütün parçalar Klavyeci Lutz Rahn ve Vokal Jürgen Wenzel’e (Gitar) ait.

Albüme ismini veren ‘Banished Bridge“ parçasının açılış kısmı gereksiz bir şekilde uzamasına rağmen, sonrasında toparlayıp güzel bir progresif rock parçasına dönüşebiliyor.

En sevdiğim parçası albümde ‘Inside of me (inside of you)’. Sevmem de en önemli etken parçanın bol melodik ve armonik bir yapısı olması. Ve ‘Jürgen Wenzel’in vokali.

En sevmediğim kısmı; albümün ingilizce olması. Daha sonra yaptıklarının farkına varıp, kendi dillerine dönüyorlar. Sonra çıkan albümlerin hepsi almanca.

Novalis grubu senfonik progresif rock için başyapıt olacak albümler çıkarmış mıdır. Bunu bilemem. Ama dinlenmeyi ve hatırlanmayı hakedecek bir gruptur.




1. Banished bridge (17:06)
2. High evolution (4:27)
3. Laughing (9:10)
4. Inside of me (inside of you) (6:40)

- Hartwig Biereichel / Davul, Perküsyon
- Lutz Rahn / Org, Mellotron, Piyano, Synthesizer (Sentezleyici)
- Heino Schünzel / Bas Gitar
- Jürgen Wenzel / Vokal, Akustik Gitar