Bu Blogda Ara

1998 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1998 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2016 Pazar

Izz - Sliver of a Sun 1998



IZZ grubu hem Amerikalı hem progresif rock yapıyor. Amerikalılara progresif rock müziğinde hep mesafeli olmuşumdur. Tabii bu tamamen dışladığım anlamına gelmiyor. IZZ grubunu dinleyip de dışlamaya çalışmak, çok absürd olur.

Amerika'da yapılan progresif rock, avant-garde ve caz füzyon haricinde İngiltere yada İtalya'da yapılan progresif kadar başarılı, yaratıcı ve öncü olamadı. IZZ grubu da zaten içinde bulundukları Amerikan progresif'inden değil, Avrupa'da yapılan progresif' müzikten esinlendiler.

IZZ grubu 80 sonrası çıkan neoprog'dan en az esinlenen hatta hiç esinlenmeyen, kendine özgü müzikal anlayışa sahip gruplardan bir tanesi. Grubun tek şanssızlığı, günümüz progresif rock müziğinin neoprog ve prog metal'in etrafında dönüyor olması. Neoprog ve progresid metal olmamış olsaydı, modern progresif rock diye IZZ en çok dinlenen gruplardan biri olacaktı.

İlk albümleri olan 'Sliver of a Sun' albümü 1998 yılında çıktı. İlk albümde yaptıkları müzik, ana akım diye de söyleyebileceğim popüler olmuş progresif rock'tan bir hayli uzak olduğu için, satışı da az oldu. Progresif rock müzik aşkıyla önemsenmedi, devam albümleri de geldi. En son albümleri geçen yıl yayınlandı. Son albümü de en ilk albümü kadar kendine özgü bir albüm.

Sliver of a Sun...

Albümde dikkatimi çeken ve günümüzde değil de 70'ler de çıkmış olsaydı dediğim bazı parçaları gerçekten efsane olacaktı. 70'ler de çıksaydı dediğim ve efsane olabileceğini düşündüğüm parçalar...

'Double Bass' 70'li yılların yarı Rush, yarı YES, yarı ELP müziği karışımı. Giriş kısmında ki bas gitarı Yes'den Chris Square mı çalıyor yoksa Rush'tan  Geddy Lee'mi çalıyor diye düşünürken, parçanın ortasında Alan White (YES) tarzı hızlı davul ve Keith Emerson'ın (ELP) org ve piyanosu çıkar karşınıza. Elektrik gitar ise Steve Howe tarzıdır.

'Meteor' parçası ise 1972-1975 Genesis dönemi müziğinden esinlenilmiş. Esinlenilmiş ama o kadar yaratıcılıkla ortaya bir parça çıkarmışlar ki, vokal bile Peter Gabriel benzeri iken Genesis kopyası bir müzik diyemiyorsunuz. Öyle demeye kalkarsanız parçanın ortasından itibaren başlayan Keith Emerson org'unu yutmak zorunda kalabilirsiniz.

'Razor', albümde ki o 70'lerden esinlenmelerin en az hissedildiği parça. Benim için albümün başyapıtı olan parçası. Grubun marş parçası bile olabilecek türden. Hatta ilk dinlediğim 2007 yılından beri albümden aklımda kalan tek parça. 'Razor' parçası enstrümental'de olabilirdi, burada olduğu gibi söz'lü olabilirdi. Grup söz yazmayı tercih etmiş. Sözleri olmasaydı yine müziğin kalitesinden hiç bir şey kaybetmizdi.

'Razor' parçası King Crimson, Rush müziği karmaşalığından ortaya çıkartılan ağır progresif rock (heavy prog) parçalarına benzer.

'Assurance', albümün senfonik yapılı progresif rock müziğine örnek olan parçası. 9 dakikalık parçanın en sevdiğim yanı kesinlikle Steve Howe benzeri elektrik gitar çalışı. Yine diğer parçalarda olan bağımsız, basçının kafasına göre çalınmış bir bas gitar, yükselip alçalan davul ve perküsyon; sürekli melodi üretmeye çalışıp müziğin altyapısına koymaya çalışan bir klavyeci. Gerçek anlamda tekrar çalınması yada kopya edilmesi zor bir parça.

Albüm, tabi ki bu parçalardan ibaret değil. Diğer parçalar da en az bu 4 parça kadar üzerinde çalışılmış progresif rock ürünleri. Diğer parçaları dinlerken Tangerine Dream, ELP, King Crimson, Genesis gibi progresif rock devlerinin müzikal yapılarını görebilirsiniz. Örnek olarak, 'I Get Lost' parçasını dinlerken klavye'de birden Keith Emerson anımsayabilirsiniz. Yine ilk parça olan 'Endless Calling''de  King Crimson'ın avant-garde müziğini duyabilirsiniz. Son, 'Where I Belong' parçasının giriş kısmında Steve Howe gitarını duyar, ortalarından itibaren Tangerine dream'in kozmik seslerini duymaya başlarsınız. Parçanın son kısımları bana daha çok YES'in 'Tales from Topographic Oceans' albümünün seslerini hatırlatıyor.

Son olarak IZZ grubunun yaptığı müziğin daha iyi anlaşılabilmesi için benzetmeler yoluyla örnek vereyim. YES ve RUSH grup üyeleri ortak bir albüm çıkarsalar, ortaya IZZ'in herhangi bir albümünün müzikal yapısı çıkar. IZZ albümleri 70'li yılların progresif rock devlerinin müzikleri gibidir, ona göre dinleyin.

1. Endless Calling (5.07)
2. I Get Lost (4.41)
3. Lornadoone (4.13)
4. She Walked Out The Door (2.59)
5. Assurance (9.02)
6. Take it Higher (3.13)
7. Double Bass (2.23)
8. Just A Girl (4.16)
9. Meteor (5.20)
10. Razor (7.00)
11. Where I Belong (10.19)

Süre : 58.33

Tom Galgano / Klavye, Vokal
John Galgano / Elektrik Gitar,
Philip Gaita / Bas Gitar
Brain Coralian / Elektronik ve Akustik Perküsyon, Davul
Greg Dimiceli / Davul

15 Eylül 2016 Perşembe

Gordian Knot - Gordian Knot 1998



King Crimson; Father of Progressive Rock. Bu sözü boşuna almamıştır. King Crimson müziğinden etkilenen o kadar çok grup var ki, bu gruplardan bazıları neredeyse King Crimson'la aynı müzikal anlayışa sahiptir.

King Crimson grubunun kariyerinde 3 periyot vardır. 1969'dan 1975 yılına kadar olan ilk bölüm. Bu bölümde grup üyelerinin bir çoğu sürekli değişmiştir. 2. bölüm 80'lerdir ki, bu dönemi pek sevemedim. Son bölüm ise 90'lı yıllardan günümüze dek uzanıyor. 1969-75 arası albümleri birer başyapıttır. 1980'li yıllarda albümleri çok iyi olmasa da konserleri çok çok iyidir. 90'lı yıllar ise King Crimson müzisyenlerinin doğaçlamalar üzerinden albümler çıkardıkları dönem. Konserleri de en az albümleri kadar yaratıcı ve progresif (ilerici).

Gordian Knot yazmaya çalışırken niye King Crimson'ı anlatıyorum. Cevabı çok basit. Hem King Crimson üyesi Trey Gunn'ın içinde bulunduğu bir grup hem de yapılan müzik King Crimson'ın 90'lı yıllarda ki yaptığı müzik anlayışının devamı.

Gordian Knot grubu proje grubu. Çok güzel iki albümleri var. Malesef bu iki albüm üzerine başka albüm yapılmamış. İlk albümleri 1998 yılına ait. King Crimson'ın 90'lı yıllarda ki müzik anlayışının devamı şeklinde olan her iki albümde fazlasıyla mevcut. İlk albüm olan 'Gordian Knot''a daha çok metalik sesler hakim. Bol bol caz füzyon pasajları var. Gordian Knot albümüne kesinlikle modern eklektik progresif rock diyebilirim.

Albümde benim için öne çıkan parçalar.

'Code / Anticode' kozmik metalik seslerin de bolca bulunduğu deneysel, progresif caz metal öğeleri taşıyor. Başlangıç parçası 'Galois' ten sonra gelebilecek en iyi müzikal yapıya sahip. Elektro gitar'da hem King Crimson hem de Dream Theatre etkileri görmek mümkün.

'River's Dancing' deneysel caz metal'in güzel bir örneği. Hızlı elektro ve bas gitar'ın mükemmel harmanlanması sonucu bir çok progresif metal yapan gruba örnek v Dre ilham verecek bir parça. Parçanın ortasında çalınan akustik gitar parçaya bambaşka bir lezzet katmış. Bas gitar nasıl hızlı bu kadar güzel çalınır, 'River's Dancing' çok güzel bir örnek.

'Grace' parçası kesinlikle modern dönemin caz füzyon parçası. Parçayı dinlerken King Crimson'ın 'One Time' hatırlamamak mümkün değil. Karanlık, melankolik, depresif yapısı , mükemmel ötesi müzisyenlik albümün en iyi parçası olmayı fazlasıyla hakediyor.

Albümde ki bütün parçalar birbirinden kaliteli ve progresif rock müziği yaratıcılığının örneği. Birkaç örnek vermiş olmam, albümde ki diğer parçaların kötü olduğunu anlamına gelmiyor. Sadece örnek verdiğim parçaları diğerlerine oranla daha fazla dinlediğim anlamına geliyor.

Albüm genel olarak kasvetli, melankolik bir yapıya sahip. Caz füzyon, folk (hint ve arap) ezgileri, deneysel metal, elektronik sesler 'Gordian Knot' albümünü eklektik bir yapıya büründürmüş. King Crimson tarzı eklektik progresif rock'ın tadına varmak isteyenler için mükemmel bir albüm.

1. Galois (2.05)
2. Code / Anticode (6.44)
3. Reflections (6.49)
4. Megrez (4.00)
5. Singularity (4.43)
6. Redemption's Way (6.58)
7. Kom Süsser Tod, Kom Sel'ge (2.24)
8. River's Dancing (7.35)
9. Sri Kare Tal (9.18)
10. Grace (7.34)
11. Unquity Road (5.28) (sadece Japonya basımı için)

Süre : 63.38

Trey Gunn / Gitar
Sean Reinert / Davul
Ron Jarzombek / Gitar
Glenn Snelwar / Gitar
Sean Malone / Bas Gitar, Org,

Konuk
John Myung / Chapman Gitarı