Bu Blogda Ara

Mozaik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mozaik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2016 Salı

Mozaik - Çok Alametler Belirdi 1988

Senfonik Progresif Rock

Kendine güveni olan insanlar hayatta daima başarılı olan insanlardır. Ancak bu kendine olan güveni narsizm ile karıştırmamak gerekiyor. Tarihte ki bir Napolyon figürü cumhuriyet düşüncesine olan inancı sayesinde özgüven sahibi olmuştur. Ve Napolyon’un cumhuriyet düşüncesine olan inancı ilk önce bütün avrupa’yı daha sonra da bütün dünya’yı değiştirmiştir. Aynı şekilde M. Kemal Atatürk’te özgüven sayesinde kurtuluş savaşına önderlik etmiştir. Hitler gibi bir kişilikte (kişiliksizlik) narsizm’e örnek oluşturur. Bir başkası da günümüzün kimilerince kendisine reis denilen kişi de narsizm örneğidir.

Mozaik grubu üyeleri de özgüven sahibi kişilerden oluşan bir modern müzik topluluğu. 70’lerin hayranı oldukları progresif rock gruplarının müziklerinin Türkiye’de de layıkıyla yapılabileceği inancıyla 1980’li yılların en güzel taraflarını aktarmışlardır günümüze. Müzikal yapı olarak 80’li yılların neoprog müzikal atmosferini  albümlerinde görebilirsiniz.

Mozaik grubunun 80’li yıllarda yaptıkları 4 albümü sıralamaya koymuş olsak, bütün mozaik severlerce ilk sıraya kesinlikle ‘Çook Alametler Belirdi’ albümü konur. Haksız da sayılmazlar. Albüme isim veren ‘Çook Alametler Belirdi’ parçasının içinde Pink Floyd, Genesis, King Crimson, Van der graaf generator gibi progresif rock’ın tanımının yapılmasını sağlayan grupların müziklerinin tınılarını, müzikal yapılarını duyabilirsiniz. Ayşe Tütüncü’nün org ve synth’i kullanımı parçanın tam ortasında bana Pink Floyd’un ‘Animals’ albümünü hatırlatır.

Aslında bu bir  özgüvenin dışavurumudur. Hayranı oldukları grupların benzerlerini yapmaya çalışmayarak, tamamen kendilerine özgün bir şekilde ‘Bakın, biz de kaliteli müzik ortaya koyabiliriz’ demişlerdir. Ki zaten yaptıkları müzik evrensel bir müzik türüdür. Yerel değildir. Blues yerel bir müzik iken, progresif rock yapan evrenselliği yakalayabilen grup ve müzisyenlerdir. Mozaik grubu da yaptıkları albümlerle evrensel müzik ortaya koymuşlardır.

Albümde öne çıkan bir parça yok. Hepsi öne çıkabilecek, birbirleriyle yarışabilecek düzeyde parçalar. O yüzden ‘Çook Alametler Belirdi’ albümünde öncelikle şu yada bu parçayı dinleyin diyemem. Örneğin ‘Oniki Adım’ piyanosunda bir Rick Wakeman duyabilirsiniz. Saksafon’un sesiyle, İtalyan progresif rock devlerinden Banco Del Mutuo Succorso benzeri bir caz yorumu da duyabilirsiniz.

Ama tabii ki benim için öne çıkan iki parça var. Söylemeden edemeyeceğim, iki parça. ‘Gitmeliydik’ ve ‘Kurşun Askerin Gerçekleşemeyen Kaçışı’ parçaları. Albümün son iki parçasıdır. Ard arda dinleyince sanki birbirlerinin devamı gibi olan parçalardır.

‘Gitmeliydik’ parçasında Türkiye’nin en iyi perdesiz gitar ustası Erkan Oğur’un elektro gitar çalışını dinlersiniz. Sonu SBB grubu gitaristi Apostolis Antymos’in caz gitarını hatırlatmıyor değil.

Devam parçası niteliğinde ‘Kurşun Askerin Gerçekleşemeyen Kaçışı’ parçasının giriş kısmı da ELP’den Greg Lake’i hatırlatıyor. Hatırlatmıyor olmaması gerek, Greg Lake kadar iyi iş çıkarmışlar demeliydim. Mehmet Taygun ispanyol gitarıyla hiç de öyle akdeniz müziğini yansıtıyoruz havasında değil. Sonunda ki saksafon solosu hafif caz (Smooth Jazz) sololarından.

‘Yürümek’ adlı parça, benim Türk rock müziğine en yakın bulduğum parça. Özellikle 70’lerin Anadolu Rock yapısını yansıtan bir parça.  70’lerin Moğollar’ının, MFÖ’sünün müzikal anlayışlarını duyabilirsiniz. En azından ben duyuyorum.

12 Eylül sonrasından günümüze en iyi rock gruplarından birisidir, Mozaik. Mozaik grubu dinlenmeden ne geçmişin, ne şimdinin ne de geleceğin Türkiye’sinin rock müziğini anlayabiliriz. Mozaik Türkiye’de yapılan progresif rock için çok önemli bir kıstasdır.

Son olarak; bu albüm bizim kendimize özgüven’imiz olunca neler yapabileceklerimizin göstergesidir.

1. Sappho İle Konuşma
2. Kendi Bıraktığım İzlerde
3. Yürümek
4. Çook Alametler Belirdi
5. Bir Bisiklet Gezintisi
6. Oniki Adım
7. Gitmeliydik
8. Kurşun Askerin Gerçekleşemeyen Kaçışı

Ayşe Tütüncü: Synthesizer, Piyano, Vokal, Perküsyon
Bülent Somay: Akustik Gitar, Vokal, Perküsyon
Saruhan Erim: Bas Gitar, Vokal, Perküsyon
Mehmet ''Kuzu'' Taygun: İspanyol Gitar, Vokal
Timuçin Gürer: Vokal, Perküsyon
Cem Aksel: Davul
Serdar Ateşer: Elektro Gitar
Tahsin Ünüver: Soprano Ve Tenor Saksafon, Flüt

Konuk Müzisyenler
Sumru Ağıryürüyen; Sappho ile Konuşma'yı Söyledi,
Erkan Oğur; Gitmeliydik'e Elektro Gitar Çaldı
Düzenleme: Mozaik (Sappho'nun Düzenlemesinde Erkan Oğur Katkıda Bulunmuştur)


21 Mayıs 2016 Cumartesi

Mozaik - Plastik Aşk 1990




Senfonik Progresif Rock
1980 yılı sonrasında progresif rock dünyasında yeni bir akım türedi. Bu akımın ortaya çıkmasında en önemli etken Genesis gibi bir grubunun yaptığı senfonik yapılı progresif rock’tır. 1980 sonrasında İngiliz Marillion ve Fransız Twelth Night grupları öncülüğünde bir akım ortaya çıktı.

Neoprog. Yeni progresif rock diye de söyleyebileceğim neoprog bir progresif rock türü diye söyleniyor olsa da, aslında 1980’li yıllarda ortaya çıkmış bir akım. Neoprog, Space Rock yada Canterbury gibi bir dönemin müzikal yapısını yansıtan bir akım. Malesef bir progresif rock türü olarak göremiyorum. Bir akım olarak döneminde yapılmıştır ve bitmiştir.

1980’li yıllarda çıkan neoprog akımı hem kendi ülkelerinde hem de diğer bir çok ülke de karşılığını bulmuştur. 80’lerin ortasından başlayarak 90’ların ortasına kadar Org (hammond) kullanımı yerine piyano yahut dijital piyanolar tercih edilmiştir. Dolayısıyla o dönemin progresif rock müziğine etkisi fazlasıyla vardır.

Mozaik grubu da neoprog akımının yoğun olduğu zamanda çıkardıkları albümler ile Türkiye’den neoprog akımına örnek albümler vermiştir. Mozaik grubunu kategorize etmeye kalkarsak neoprog dönemi senfonik progresif rock’tır.  Ayşe Tütüncü’nün piyano’su ve Synth(Ses düzenleyici) ‘nin etkisi grubunun müzikal yapısını ve tarzını belirlemede çok büyüktür.

Mozaik grubu Türkiye’de bilindik bir grup mu değil mi, Mozaik grubuyla çalışan bazı insanları hatırlayınca siz kendiniz karar vereceksiniz. Nejat Yavaşoğulları (Vokal); Bulutsuzluk Özlemi?. Erkan Oğur (Gitar); Anlatmaya gerek yok sanırım. Ezel Akay (Vokal); 2000’li yıllar sonrası Türkiye’nin en önemli yönetmenlerinden birisi. Cem Aksel (Davul); Tanımayanı döverim. Tayfun Duygulu (Saksafon, Klarnet); Hadi yine iyisin?!.


Mozaik grubunu yazmaya karar vermeden önce de defalarca dinlemiştim. Ne de olsa bizim müziğimizdir diyerek dinledim defalarca, kaç kez dinlediğimi dahi hatırlamıyorum şuan. Plastik Aşk albümü hakkında yazmaya karar verince albümün tamamını bilgisayarıma koyup, dinlemeye başladım. Neye benziyordu müzikleri. Anlamam gerekiyor diye düşünürken, dinledikçe fikirler oluşmaya başladı. Ancak daha önce dinlememe rağmen ‘Plastik Aşk’ albümünde  dikkat etmediğim bir parça varmış. ‘Metruk’. Mehmet Taygun’un bestesiymiş.

Bir kaç gün önce tekrar dinlemeye kalktım. ‘Metruk’ parçası çalmaya başlayınca şaşırdım. Acaba YES’in albümünü mü açmıştım. Yoksa bilgisayarda mı bir bozukluk var diye, çalan parçaya bakınca gördüm ki çalan parça ‘Metruk’. ‘Metruk’  YES’in ‘Close to Edge’ albümünün en sevilen parçalarından ‘And You And I’ parçasının klasik gitarlı girişiyle başlıyor. (‘Close to Edge’ (YES) tüm zamanların en iyi progresif rock albümüdür.) Elbette işi gücü bırakıp başladım dinlemeye. Caz davul ritmi üzerine piyano, sadece albümün en değerli parçalarından birisi haline değil, Mozaik grubunun bütün döneminin en önemli parçalarından birisi haline getirilmiş.

Albümde en önemli parça tabii ki  Mehmet Taygun’un bestesi olan ‘Metruk’ parçasıdır.

Albümün diğer parçalarına gelirsek,

‘Bindokuzyüzseksenbir (1981)’, ‘Bildiklerimiz’ ve ‘Emekli Albay Hilmi Ertunç’ parçaları neoprog akımının ürünlerine en iyi örneklerdir.

Albüme ismini veren ‘Plastik Aşk’ dönemin plastik sevgisini anlatıyor. Mu acaba. 80’li yıllarda plastik kullanımına bir gönderme aslında. Biz plastiğe halk dilinde naylon diyoruz.  Naylon yada Plastik doğa’da yokolan en zor maddelerden birisi. Mozaik ‘Plastik Aşk’ parçası ile bunu anlatmıyor. Belki... ‘Plastik Aşk’ parçasını kendiniz dinleyip, siz karar verin.

‘Plastik Aşk’ parçasının elektro gitarına dikkat edin. Pink Floyd’un David Gilmour gitarına benziyor mu, benzemiyor mu, anlayacaksınız. Evet, benziyor. Bülent Somay gitarıyla gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış.

‘Müsadenizle’ yine 80’ler dönemi neoprog parçalarına benzeyen bir müzikal yapıyla başlıyor. Saruhan Erim’in bas gitarı ve Ayşe Tütüncü’nün piyanosu parçaya karakter kazandırıyor, belli. Caz temelli ‘Müsadenizle’ parçası Türkiye’de dinleyebileceğiniz en kaliteli müziklerden birisi.

‘Bir Adam Öldü’ sol tarafın önemsediği Güney Amerikalı folk müzisyenlerinden Viktor Jara için yapılmış bir parça. Ben marksist değilim, sağ denilen avrupa faşist görüşünden hiç değilim. Mozaik’in bahsettiği gibi bir dönemin  Karl Popper’cısıyım(bilim felsefecisi), ben de.  ‘Bir Adam Öldü’ sol görüşe uygun çok güzel bir parçadır. ‘Bir Adam Öldü’ parçası bir blues’mudur, evet, bir ağıttır. (Blues - Ağıt)

Kapanış parçası, ‘Sürgün’. Aynı zaman da grubun bitiş parçasıdır. Türkiye’de nasıl kaliteli müzik yapılırın en güzel cevabını veren Mozaik grubunun son albümünün son parçasıdır. Hatırlanacak mıdır sorusuna, hiç unutulmayacaktır ki, cevabını verelim. Mozaik grubunu dinlemekle kalmayıp, arşivinize alın.

1.  Bindokuzyüzseksenbir (1981) (5:27)
2.  Bildiklerimiz (6:15)
3.  Metruk (9:43)
4.  Emekli Albay Hilmi Ertunç (5:54)
5.  Plastik Aşk (7:29)
6.  Müsadenizle (7:29)
7.  Bir Adam Öldü (4:42)
8.  Sürgün (6:35)

Müzisyenler,

Ayşe Tütüncü - Piyano, Synth (Ses Düzenleyicisi), Vokal
Mehmet "Kuzu" Taygun - Klasik Gitar, Vokal
Bülent Somay - Elektro Gitar, Akustik Gitar, vokal
Saruhan Erim - Bas Gitar, Vurmalılar, Vokal
Timuçin Gürer - Vurmalılar, Vokal
Ümit Kıvanç - Davul

Katkıda bulunanlar....

Tayfun Duygulu - Alto Saksafon, Klarnet (Emekli Albay Hilmi Ertunç)
Ercan Irmak: Ney (surgun)
Serdar Ateser, Sumru Balıkçıoğlu, Mehmet Güreli, Emin İgus, Nejat Yavaşoğulları - Vokaller (Bir Adam Öldü)