Bu Blogda Ara

Camel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Camel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Camel - Mirage 1974




Camel grubu ilk albümünde bulamadığı başarıyı çok geçmeden bir sonraki 'Mirage' albümünde buldu. Bir çok kişiye göre Camel'in en iyi albümlerinden birisi olarak kabul edilse de, ben en iyi albümleri olarak 'Snow Goose' ve 'Moodmadnes' albümlerini söylerim. Madem ki Camel grubu senfonik progresif rock grubu olarak geçiyor, çıkardığı albümlerden senfonik progresif'e en iyi örnek albümleri 'Snow Goose' ve Moodmadnes' albümleridir. Diğer albümleri gibi 'Mirage' albümü de senfonik progresif'ten ziyade İngiltere çıkışlı progresif rock akımlarından Canterbury'e çok daha yakın. 'Mirage' albümünü dinledikten sonra bir de Canterbury akımının en önemli gruplarından Caravan'ı dinlediğiniz zaman ne dediğimi daha çok anlarsınız. Tabii bu durum Camel grubunu kötü bir grup yapmıyor ancak yapılan müziğin kategorilendirmesin de sorun çıkıyor. Melodik bir klavye var diye senfonik bu diyen insanlar dolu ortalıkta.

Camel üyelerinin hepsi üst düzey profesyonel müzisyen iken Andrew Latimer'in dramatik ve ağlamaklı gitar soloları ve Peter Bardens'in kozmik org'u, her ikisini grupta biraz daha ön plana çıkartıyor. Camel müziğinde en akılda kalıcı şey kuşkusuz Andrew Latimer'in gitar soloları. 70'lerden günümüze kadar her on yılda en az 4-5 ağlamaklı, dramatik gitar solosu mevcuttur. Peter Bardens ise kozmik melodik org'u ile Camel'in 70'li yıllarda en ön planda olan ismi. 80'ler de gruptan ayrılınca Camel grubunda sadece Andrew Latimer ön planda kalıyor.

'Mirage' albümünde en bilinen 'Lady Fantasy' parçası. Aslında sadece bu albümde değil, bütün Camel tarihinde en bilinen parçalarının başında geliyor. Bunda kesinlikle Andrew Latimer'in gitar solosu etkin rol oynuyor. Andrew Latimer bluesvari gitar sololarıyla David Gilmour ve Frank Bornemann ile en akılda kalıcı gitaristlerden birisi benim için, 'Lady Fantasy' parçasında da bu bluesvari melodik gitar solosunu duyarız.

'Lady Fantasy' parçasını 3 bölüme ayırmışlar ancak 3'ten fazla bölüm var gibi duruyor. Sert ağır rock müzikten melodik yapıya sonra da cazımsı havaya bürünen, o da yetmeyip kozmik sesler çıkartarak saykodelik rock yapısına bürünüyor.  Başından sonuna kadar progresif rock'ın en orijinal parçalarından birisi.

'Freefall' parçası klasik dramatik, melodik Camel müziklerinden birisi değil. O yüzden parça da çok akılda kalıcı olmuyor Camel dinleyicisi için. Sevemediğim için aklımda kalıcı da olmadı. Ara ara araya giren gereksiz gitar solosu org'un melodik yapısını fazlasıyla bozuyor. Davul ve bas gitar caz üzerinden giderken Andrew Latimer'in çok güzel ama gereksiz, iğreti duran gitar solosunu bu parçada sevemedim, evet!.

'Supertwister' albüm bazında düşündüğümde en sevdiğim parça. Nasıl sevilmez ki böyle bir parça. Parçaya başlar başlamaz kendinizi bir masal dünyasında gezinirken buluyorsunuz. Andrew Latimer'in mükemmel flüt'ü masalın içinde çayırlarda dolaştırıyor. Böyle bir parça sevilmez de ne yapılır!...

'Nimrodel / The Procession / The White Rider' 3 bölümlük yine başka bir masal parçası. Tolkien'in 'Yüzüklerin Efendisi' kitabından bir bölümü (Gandalf) anlatıyor.  Dinlemeye başladıktan sonra ortaçağvari (ortadünya) davulları ve insan seslerini duyabilirsiniz. Parça 'Lady Fantasy' ile birlikte albümden hatırladığım ve ezberlediğim iki parçadan birisi. O kadar ki şimdi dinlerken bile Peter Bardens hangi tuşa basacak onu bile biliyorum. Parçanın ortası Peter Bardens'in en yaratıcı org sololarından birisini barındırıyor. 'Lady Fantasy' parçasıyla yetinmeyin, böyle bir parçayı da kesinlikle dinleme listenize alın.

'Eartrise', tipik bir Canterbury örneği. Bol bol caz öğeleri, folklorik ezgiler, seri davul, melodik org ve melodik sürekli hızlana solo gitar. Aynı zamanda Camel'in akılda kalıcı müziğinin birebir örneği.

Hep Andrew Latimer ve Peter Bardens'ten bahsettik. Bas gitarist Doug Ferguson ve aksak ritim davul uzmanı Andy Ward'ı bahsetmezsek olmaz. Camel grubu sadece iki elemandan oluşan bir grup değil. Camel müziğinin oluşmasında Andrew Latimer ve Peter Bardens kadar emeği olan Doug Ferguson ve Andy Ward'da unutulmaması gereken iki önemli profesyonel müzisyen.

Camel müziği, evet Camel grubunun da kendine özgü bir müziği var, Canterbury üzerinden senfonik progresif'e kaymaya çalışan bir havası var. Bahsettiğim sonra ki albümlerinden 'Snow Goose' ve 'Moodmadness' gerçekten birer senfonik progresif örneği iken, 'Mirage' albümü henüz Canterbury etkisinden sıyrılabilmiş değil.

Camel grubunu dinleyin, dinlemekle kalmayın tanıdığınız herkese de dinletin. Camel hem progresif rock hem de rock dünyası için çok önemli bir gruptur.

1. Freefall (5.47)
2. Supertwister (3-20)
3. Nimrodel / The Procession / The White Rider (9.12)
4. Eartrise (6.42)
5. Lady Fantasy (12.46)
- a. Encounter
- b. Smiles For You
- c. Lady Fantasy

Süre : 37.47

Andrew Latimer / Solo Gitar, Flüt, Vokal
Peter Bardens / Org, Piyano, Minimoog, Mellotron, Vokal(1,5)
Doug Ferguson / Bas Gitar, Vokal
Andy Ward / Davul, Perküsyon




22 Mayıs 2016 Pazar

Camel - Snow Goose 1975

 Senfonik Progresif Rock

Bazı grupların yahut müzisyenlerin müzikleri asla ama asla eskimez. Tekrar tekrar çalınır, dinlenir. Mozart 2 yüzyıldır hala dinlenmekte. Günümüz pop (piyasa müziği anlamında kullanmıyorum) müziğinin bazı önemli grupları yada müzisyenlerinin de yaptıkları müzikler asla eskimez.

Bunlardan birisi İngiliz progresif rock gruplarından Camel. Camel’in belki de üzerinde en çok uğraştığı albümlerden birisi, ‘Snow Goose’.  Kısa kısa pasajların bolca bulunduğu Camel’in ‘Snow Goose’ albümü progresif rock müziğinin temel taşlarından biri olmuş bir albüm.

‘Snow Goose’ zamanın ötesine geçmiş bir albümdür.

‘Snow Goose’ Paul Gallico adlı bir yazarın kitabıdır. Camel üyeleri ‘Snow Goose’ kitabı üzerine bu albümü oluşturmuş. Albüm içinde ki bütün parçalar kitabın hikayesinin önemli yerlerini anlatır. O yüzden albümde ki parçalar üzerine tek tek yazmayacağım. İlginçtir, yazar Paul Gallico sigara içmeyen birisi. Camel grubun ismi de aynı zamanda bir sigara markası; yazarın haklarına sahip yayıncı ile Camel grubu mahkemelik olmuştur.

Albüm kapağında bulunan kaz, hikayenin temel öğelerindendir. Albüm kapağı da albümün müziği kadar saf, temiz ve güzeldir.

‘Snow Goose’ albümü müziğiyle hayattan zevk  almanızı sağlar, müzikal yapısı o kadar ilericidir (progresif) ki, günümüzde hala ‘Snow Goose’ gibi bir albümün müzikal atmosferini yakalayabilmiş müzik albümleri yok denecek kadar azdır. Evet, albümün üzerinden 40 yıl geçti. En az bir 40 yıl kadar daha dinlenecektir.


Benim beğendiğim gitaristlerin pozisyonları çok farklıdır. Örnek olarak ben Robert Fripp (King Crimson), Steve Hackett(Genesis), Steve Howe (YES) tarzı gitaristleri severim. David Gilmour yada Andrew Latimer gibi gitaristler biraz daha farklı, bana göre. Ancak genel kabul gören ve bilinen bahsettiğim ikinci gruptaki  gitaristler. Saykodelik ve bluesvari gitar sololarıyla ön plana çıkarlar. Genel olarak rock dinleyicileri (progresif rock dinleyicileri hariç) tarafından da kabul gören bu tarz gitar çalan müzisyenlerdir.

Camel müziğinin oluşumunda da gitarist Andrew Latimer’in varlığı tartışılamaz. Pink Floyd gitaristi David Gilmour tartışılamadığı gibi. Andrew Latimer de Camel müziğinde saykodelik bluesvari gitar soloları kullanır. Ancak Camel’in iki albümünde bu gitar soloları çok kısadır yada yok denecek kadar azdır. İlki ‘Snow Goose’ ikincisi, ‘Moonmadness’albümü. Dolayısıyla bu albümleri dinlerken Camel grubunun bilindik gitar sololarını bulamazsınız. Yada sadece kumda ki izler gibi gitar sololarını hissedersiniz. ‘Moonmadness’ biraz daha neşeli bir albümken, ‘Snow Goose’ çok dramatik bir albümdür.

Camel grubunun ikinci en önemli müzisyeni Peter Bardens. Camel grubu daha albüm yapmadan önce Peter Bardens’in progresif rock albümü olarak değerlendirilen albümü vardır. 70’lerin Org’u (Hammond) nasıl kullanılırına bir albümle güzel örnek veristi, 1970 yılında. Camel progresif rock dünyasına biraz geç katılmış bir gruptur. Ama kısa zamanda en önemli gruplarından birisi haline gelmiştir.

Grubun diğer müzisyenleri geri planda mıdır. Tabii ki değildir. Doug Ferguson’ın bas gitarı ve Andy Ward’ın ritmik davulu progresif rock müziğin temeline işlenecek en güzel müzisyenlerinden ikisidir.

Albümü bütünüyle dinlemeye başlamadan önce tavsiye edeceğim bir kaç parça; ‘Rhayader’ ve ‘Rhayader Goes To Town’ parçalarını dinleyin. ‘Dunkirk’ parçasını da dinleyebilirsiniz. Parçalar en azından albümü dinlemeye başlamadan kafanızda bir fikir oluşmasını sağlar.

1. The Great Marsh (2:02)
2. Rhayader (3:01)
3. Rhayader Goes To Town (5:20)
4. Sanctuary (1:05)
5. Fritha (1:19)
6. The Snow Goose (3:12)
7. Friendship (1:44)
8. Migration (2:01)
9. Rhayader Alone (1:50)
10. Flight Of The Snow Goose (2:40)
11. Preparation (3:58)
12. Dunkirk (5:19)
13. Epitaph (2:07)
14. Fritha Alone (1:40)
15. La Princesse Perdue (4:44)
16. The Great Marsh (1:20)

- Andy Latimer / Elektrik, Akustik & Slayt Gitar, Flüt, Sözsül Vokal (8,11)
- Peter Bardens / Org & pipe Org, Minimoog & ARP Odyssey Synth (ses düzenleyici), Akustik & Elektirk Piyano
- Doug Ferguson / Bas Gitar,
- Andy Ward / Davul, Varispeed Perküsyon, Vibrafon

With:
- David Bedford / Orkestra Şefi ve Aranjör
- Londra Senfoni Orkestrası