Bu Blogda Ara

Grobschnitt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Grobschnitt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2018 Çarşamba

Grobschnitt - Jumbo 1975



Grobschnitt, müziğe başladıkları andan itibaren sürekli yenilik arayan, bulduklarında da parçalarına, albümlerine yansıtan ender yaratıcı gruplardan birisi.

Çıkardıkları ilk iki albümdeki farklı tarzda yaratıcılıkları 3. albümlerinde de devam ettirdiler. İlk albümlerindeki saykodelik-uzay-kozmos sesler, var iken, ikinci albümlerinde yerini  saykodelik sesler ile gitar doğaçlamalarına bıraktı.

Grobschnitt'ı anımsamanın en iyi yolu ise ikinci albümleri 'Ballermann' da bulunan iki bölümlük 'Solar Music'. 'Ballermann' albümünün başarıya ulaşmasında en çok etkisi olan 'Solar Music'. Çok geçmeden de Solar Music adı altında konserler ve bir de konser albümü yapıldı. İşte bu, 'Ballermann' ve 'Solar Music' etkisi devam ederken sessiz sedasız grubun yeni albümleri 'Jumbo' çıktı. İlk albüm önceki iki albüm gibi ingilizce idi. Aynı adı taşıyan bir de almancası da çok geçmeden grubun diskografisinde yerini aldı. Çok geçmeden, benim için, en iyi progresif rock albümleri arasına giren 1977 çıkışlı 'Rockpommel's Land' albümlerini çıkardılar.

'Ballermann' albümünden başlayıp 'Rockpommels Land' albümüne gelmenin sebebi 'Jumbo' albümlerinin iki albümünde tam arasında yer almasıdır. Bu albümdeki parçalardan kolaylıkla anlaşılabilir. Özellikle 'The Clown' parçasında ki ikili gitarın mükemmel uyumu ve davulcunun seri ritimler ortaya çıkarması Ballermann albümünün etkisini devam ettirdiğini gösteriyor. 'Sunny Sunday's Sunset' parçası ise senfonik uyumuyla 'Rockpommels Land' atmosferinin öncülüğüü yapıyor.

Albümde 6 parça olmasına rağmen albümde 4 parça vardır ve kısa bir albümdür. Kısa olmasına rağmen her bir parçanın fazlasıyla karışık ritimler, armoniler ve melodiler içermesi nedeniyle albüm kısa değil, uzun olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. İlk parça 'The Excursion Of Father Smith'. Parça, bir çok yerde Genesis'in ilk dönemini çağrıştırırken, özellikle klavye ve synth kullanımında, bir çok yerde de YES'in, evet burada da özellikle gitar kullanımı, 1972 sonrası atmosferini hissediyorsunuz.

'The Clown', albümdeki en yaratıcı parça ve albümdeki favori parçam. Bazı yerlerde YES ve Genesis atmosferini hissettirse de aslında 'Ballermann' albümünün, bu albüme uzanmış bir parçası gibi.

'Dream And Realty', Grobschnitt'in 'Anymay', 'Drummer's Dream' parçalarında ki gibi bir şablona oturtulmuş olan bir parça. Artı olarak ilk albümlerinde ki kozmik-uzay sesleri burada biraz daha fazla. Kötü mü, elbette değil. 70'lerin progresif rock gruplarının sıkça başvurduğu yollardan bir tanesi, parçaların bir şablona oturtulmasıdır. Grobschnitt de bunu gayet iyi ortaya koyuyor.

'Sunny Sunday's Sunset' albümün kapanış parçası, aynı zamanda 'Rockpommels Land' albümüne bir kapı aralayışı. Bu parçadan bir sonraki albümün müzikal atmosferini kolaylıkla yakalayabilirsiniz.

'Jumbo', Grobschnitt'in az bilinen yada gözardı edilen bir albümü. Bir progresif rock sever için ise 'Ballermann' ve 'Rockpommels Land' şaheserlerinin arasında bilinmesi gereken bir albüm.

1. Jupp (0.13)
2. The Excursion Of Father Smith (9.37)
3. The Clown (6.42)
4. Dream And Realty (5.25)
5. Sunny Sunday's Sunset (11.30)
6. Auf Wiedersehen (0.54)

Süre: 34.21

Stefan Denielak (Wildschwein) / Ritim ve Akustik Gitar, Vokal, Geri Vokal
Gerd-Otto Khün (Lupo) / Elektrik Gitar
Volker Kahrs (Mist) / Org, Piyano, Mellotron, Synth (ses düzenleyicisi)
Wolfgang Jager (Popo) / Bas Gitar
Joachim Ehrig (Eroc) / Davul, Perküsyon, Elektronik Efektler ve Sesler
x

23 Kasım 2017 Perşembe

Grobschnitt - Grobschnitt 1972


                             

Bir gün bir sokakta yürürken balkondan başıma bir saksı düşecek ve hafızamı tamemen yitireceğim. Şimdiye kadar öğrendiklerim, ailem, arkadaşlarım hepsi aklımdan uçup gidecek. Yine bir gün can sıkıntısından internetten müzik dinlemeye başlayacağım. Youtube benzeri sitelere girip güzel yada mükemmel müzikler yazıp dinlemeye çalışacağım. İngilizce olarak da arattırıp karşıma çıkan müzikleri dinleyeceğim. İşte tam o sırada karşıma 'Wonderful Music' adlı bir parça çıkacak. Parçayı dinlemeye başladıktan bir süre sonra ilk Grobschnitt sonra progresif rock'ı en sonunda da unuttuklarımın hepsini anımsamaya başlayacağım.

Olur mu, olur!

Grobschnitt'in 1972 yılında çıkardığı ilk albümünden 'Wonderful Music' adlı parçayı günün birinde bunasam bile unutmam. İlk dinlediğimden beri Grobschnitt grubunu tanımlamam için söylenebilecek tek söz, wonderful music.

Günümüzde progresif rock ciddi bir müzik türü olarak kabul ediliyor. Bu konuya ben de katılıyorum. Müzik icra edenler de, dinleyiciler de progresif rock'a çok ciddi bir şekilde bakıyorlar. Müzikte aradıkları ise uzun enstrüman doğaçlamaları yada sesin pürüzsüzlüğü gibi şeyler oluyor. Dolayısıyla progresif rock deyince belli kriterler ortaya konuyor. O kriterlere uygun olduğu sürece progresif rock sayılıyor.

Grobschnitt dinleyen birisi için bu tarz kriterlerin pek bir anlamı yok. Çünkü grup ilk albümünden itibaren eğlenerek, kahkaha atarak, birbirleriyle dalga geçerek müzik yaptılar.

Günümüzde de aynı atmosferler ile konserler vermeye çalışıyorlar. Yani müziğin içinde varolmaya devam ediyorlar.

Maalesef günümüzde ki progresif rock dinleyicileri 70'lerin kült gruplarını tamamen dinlemeden; günümüzün popüler olmuş, bilinen gruplara odaklandıkları için kendilerine belli kriterler belirleyip, müziği ona göre dinliyorlar. Sonuç olarak da progresif rock sıkıcı bir müzik türüymüş gibi bir anlam ortaya çıkıyor.

Halbuki progresif rock müzisyenleri yada grupları; müzikal şablonları, kriterleri reddeden bir anlayışla müzik ortaya çıkardılar. Kabullenilmek yada ünlü olmak gibi pek dertleri olmadı. Yaptıkları her albümde kendilerini değiştirmeye, yenilemeye çalıştılar.

O yüzden 70'lerin progresif rock albümlerinin müziği çok zengin ritimlere, armonilere sahiptir. O gruplardan birisi de Grobschnitt. Benimde unutamadığım ve unutmamın çok zor gözüktüğü bir grup.

Özellikle 70'ler de bir çok grup 'progresif rock yapıyoruz biz' düşüncesiyle albümler çıkarmadılar. Albüm çıkarıp konser verdikçe, diğer rock gruplarını dinledikçe, birbirleriyle iletişim kurdukça müzikleri progresif, yani ilerici bir hal aldı.

İlk progresif rock albümü hangisidir, hala tartışılmaktadır. Hele ki yeni dinlemeye başlayanlar ilk progresif rock albümünü 1965'e kadar götürebilir. Ama bunların bir anlamı yok. Çünkü progresif, ilerici rock diye ilk kez King Crimson'ın albümü için söylendi. O yüzden King Crimson müziğini temel almakta fayda var. Yoksa 1965 değil, 1955 yılında ki Johnny Cash'e kadar gidilir.

Gruba dönersek.

Açılış parçası; 'Symphony' albüme, Grobschnitt'e, hatta progresif rock'a başlamak için ideal değil, mükemmel bir örnek. Klasik müzik etkisinden, blues rock'a, saykodelik rock'tan folk rock'a (latin rock ve the doors anımsayın) dönemin rock atmosferini rahatlıkla bulabileceğiniz, ve kusursuz bir şekilde harmanlayarak ortaya konan bir parça.

'lal lal la, lal la lal la' korusunu 3-4 kez tekrarladıktan sonra giren elektrik gitar solosu, tahminimce progresif rock'ın en iyi açılışlarından biri. Nitekim 2-3 yıl sonra ortaya çıkartacakları 'Solar Music' efsanesinin de kaynağı bu gitar solo girişi. 1972 yılında çıkan albümdeki uzunluğu 13 dakika ancak yeni basımlarda bir de bu parçanın 30 küsür dakikalık canlı konser kaydı varmış. 'Solar Music' den çok daha iyi olacağı kesin. 'Solar Music' neredeyse gitar doğaçlamalarına dayanıyordu, bu parça da ise gitar soloları haricinde mükemmel sesler var. Canlı performansı dinlemek büyük bir keyif verecektir.

Kendime not, en kısa zamanda bulup, 'Symphony Live' dinlemeliyim.

'Travelling', saykodeelik bir atmosferde başlayan parça, latin ezgileriyle örülmüş tam anlamıyla bir krautrock örneği. Tekrar tekrar dinlerken bir süre önce dinlediğim Nektar grubu geldi aklıma. 'Travelling' parçası o kadar çok Nektar parçalarına benziyor ki, Nektar böyle bir parça yazsaydı, birinden aşırmışlar bu parçayı diye, hiç kimse demeyecekti.

Aynı zamanda solo gitar çalışmaları, 'Symphony' parçasında olduğu gibi 'Solar Music' parçasına da temel olmuş görünüyor.

'Wonderful Music', benim için albümü ve grubu unutturmayacak parça. Progresif rock'da ilk dinlemeye başladığım zamanlar Almanlara yoğunlaşmıştım. Grobschnitt'de o grupların arasındaydı. Krautrock grupları ve diğer Alman gruplarını üstüste aylarca dinlediğimi anımsıyorum. On'larca grup arasından krautrock yada Almanya dendiğinde aklıma gelen ilk 3 gruptan biri, Grobschnitt. 'Wonderful Music' ise herkese önermediğim, hep kendime sakladığım bir parça.

'Sun Trip', senfonik yapılı olmasından ziyade eklektik yapısıyla dikkat çekiyor. Bir çok Grobschnitt hayranına göre Solar Music parçasından hemen sonra gelen, bir şaheser. 4 bölümden oluşan oluşan  ve 17 küsür dakikalık uzunluğu ile progresif rock için gayet normal bir uzunluk. İçinde gerçekten beni etkileyen bazı gitar soloları ve kozmik atmosferi andıran yerler var. Bunlar parçanın ilk 2-3 bölümünü oluşturuyor. Bu kısımlar gerçekten dinleyeni, en azından beni, alıp bir yerlere götürebiliyor. Ancak parçanın son kısımlarını pek sevip, dinleyemedim. Cazvari bir atmosferle sonlandırmaya çalışmışlar ama başladığı gibi mükemmellikle bitmiyor.

Şimdi yazarken aklıma Kemal Sunal'ın 'Korkusuz Korkak' filmi geldi. Kemal Sunal klasiklerinden biri olan film, mükemmel bir şekilde başlıyor ancak sonu aceleye getirildiği için anlamsız bir şekilde film bitiyor. 'Sun Trip' parçası da o filme benzer. Mükemmel bir şekilde başlıyor ve aceleyle bitirilmiş gibi duruyor.

O yüzden benim için konsept olarak albümdeki en kolaya kaçılmış parça.

Grobschnitt, 1972 yılında çıkardığı ilk albümüyle sonrasında çıkaracakları albümlerininde haberciliğini yapmıştır. Mükemmel gitar soloları, kozmik saykodelik atmosfer ve yine aynı şekilde mükemmel davul çalışmaları, bu albümde olduğu gibi diğer albümlerde de vardır. İlk örneği ise bu albümdür.

1. Symphony (13.44)
a. Introduction
b. Modulation
c. Variation
d. Finale
2. Travelling (6.50)
3. Wonderful Music (3.40)
4. Sun Trip (17.43)
a. Am Ölberg (Mount Of Olives)
b. On The Way
c. Battlefield
d. New Era

Süre : 41.57

Stefan Danielak (Wildschhwein) / Vokal, Ritim Gitar
Gerd-Otto Kühn (Lupo) / Elektrik Gitar,
Hermann Quettin (Quecksilber) / Org, Piyano, Perküsyon
Bernhard Uhleman (Bar) / Bas Gitar, Flüt, Perküsyon
Joachim Ehrig (Eroc) / Davul, Perküsyon, Elektronik Efektler
Axel Harlos (Felix) / Davul, Perküsyon

Kapak Tasarımı / Günter Blum

14 Nisan 2016 Perşembe

Grobschnitt - Ballermann (1974)

Öhommmm.

Merhaba,

Benim,

Canım,

Progresif,

Rock,

Sever,

Arkadaşlarım.

Ögghhhööööö....

Bugün,

Size,

Grobschnitt,

Grubunu,

Yazacağım.

Grobscnitt grubu; çok kötü, çok kaba bir grup.  Zaten adı üzerinde grobschnitt; kaba grup. Sanki böyle bir mahallenin gençleri toplanmışlar, bir müzik grubu kuralım deyip bu grubu kurmuşlar. Yetmemiş kendilerine takma isimler de bulmuşlar, eğlenmek için.

Eroc,  Mist,  Wildschwein,  Lupo ve Popo.

İki albüm yapmışlar. Pink Floyd gibi saykodelik, Amon düül (II) gibi krautrock türünde olmuş bu iki albümde.
......

Grobschnitt grubu nasıl anlatılır ki, elbette ki gülerek anlatılır. Grubun kendisi absürt komedi anlayışına sahiptir.  Hemen hemen bütün konserlerinde absürt komikliklere yer vermişlerdir. Hatta bir stüdyo albümünün bir bölümünde ‘yaşa cocaaaa colaaaaaa’ diye bağırıyorlardı. (Millet yıkılıyordu gülmekten)

Ne demek istediğimi Ballermann albümünü dinlemeye başlayınca anlarsınız. İlk parça ‘Sahara’’da dalga geçerek çalmaya başlıyorlar. Hep öyle Avrupalı medeni müzikleri olan opera, klasik müzik gibileri dinleye dinleye grup elemanları da böyle bir yol seçmişler. İlk parça da anlatıyor, nasıl medeni afrika’nın medeni müziğini.  Yanlış anlaşılmasın burada küçümsenen ne opera yada klasik müzik  değil, ne de afrikanın yerel  müzikleri.  Tiye alınan modern müzik adı altında ortalıkta dolaşanların küçümsenmesidir.

‘Wonderfull Music’. Şahane müzik. Harkülade müzik. Efsane olacak müzik. Şeker müzik.  Ne derseniz  deyin, Wonderfull Music gerçek anlamıyla şahane bir parçadır. Tertemiz bir kayıt ve Stefan’ın gitarı. Bu parça bana hep Yes grubunun ‘Wondrous Stories’ parçasını hatırlatır. Her ikisi de başka bir paralel dünya’dan gelmiş gibi. Ama ‘Wonderfull Music’ daha önce yazılmıştır. Grobschnitt bir adım önde.

Grobschnitt’in ilk iki albümünü krautrock türüne sınıflandırdık ama bu albüm tam bir senfonik progresif rock albüm örneğidir. Ve Solar Music Live ve Rockpommell albümlerinin de köküdür bu albüm. Solar music Live albümü bu albüm sonrası ortaya çıkmıştır. Ballermann albümünde iki bölüm halinde 30 küsür dakika iken , Solar Music Live albümü 70 dakikaya yaklaşır.

‘Drummer’s Dream’ ve ‘Morning Songs’ parça örnekleri ’Rockpommell’ albümünün habercisidir. Grobschnitt bu albümüyle rastgele müzik yapan bir grup olmadığını göstermiştir. Kendilerine özgü teknikleri olan bir gruptur. Tek yada iki albümlük gruplar gibi de değildir. Hatırlarım 1989 konser kayıtlarını 10 küsür yıl geçmiş olmasına rağmen enstrümanlara olan hakimiyetlerinden hiç bir şey kaybetmediklerini.

Tavsiye; Eğer Tech/Extreme metal yada rock dinlemeye çalışıyorsanız, yahut art rock türü örneği müzikler arıyorsanız, Ballermann albümünü dinleyin.

Niçin mi ?

Nickel-Odeon ve Magic Train parçaları olduğu için.

Her iki parça da Krautrock için örnek gösterebileceğimiz parçalar olsa da günümüz teknik  rock müziğine de temel olabilecek nitelikte parçalardır.

Temel parçalardır......

Ve Solar Music.

- Do you like Solar Music ?
- Yes, You do.

Öyle, yok efendim, ben duymamamışam,  işitmemişem, dinlememişem, bilememişem demek yok.

Seveceksin.

Seviyorsun.

Sevdin.

Sevmişsin.

Hehahehahehahehahe.

Solar Music, tanrısal bir müziktir.

Evrensel müziğimizdir o bizim.

Galaksilerin, Yıldızların arasından gelmiştir O.

Tanrının yani güneşin kendisidir.

Evrenin başlangıcından beri vardır,

İçimizde yaşar.
...................

Grobschnitt, ne krautrock, ne de senfonik progresif rock grubudur.
Grobschnitt; Art Rock grubudur.
Sanatsal Rocktır O. (Hatta en iyi örneğidir )
Şuan ‘Solar Music’ dinliyorum ve duyduğum şey kuşların sesleridir.... (Domuz sesleri de var)
Yaşamın sesi....