Bu Blogda Ara

Banco del Mutuo Soccorso etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Banco del Mutuo Soccorso etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2018 Çarşamba

Rodolfo Maltese Group - Il Gabbiano Jonathan 1989 (2009)


Rodolfo Maltese, 3 yıl önce bugün hayattan ayrıldı. 1966 yılında, 19 yaşındayken italyanların en bilinen pop gruplarından Homo Sapiens adlı grubuyla müzik hayatına başladı. (Homo Sapiens grubu  isim olarak bilinmese de 'un'estate fa' parçası 70'lerde, özellikle Türkiye'de çok bilinen bir parçaydı. Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu filmlerinde çok kullanıldı. Hatta Türkçeye de çevrilerek Tanju Okan ve Nilüfer tarafından 'Kim Ayırdı Sevenleri' söylendi.)

1973 yılına kadar 6-7 yıl boyunca grupla birlikte müziğe devam etti. 1973 yılında Banco grubundan Vittorio Nocenzi'nin daveti üzerine Banco grubuna katıldı. 70'li yıllarda İtalyan efsanesinin değişmez isimlerinden birisi oldu. 

Rodolfo Maltese, gitaristliğinin yanısıra, Banco döneminde gruba trompet çalarak da katkıda bulundu. 

1980'lerin ortasında grubun müziğe ara vermesiyle, kendi grubunu kurmaya karar verdi. 1986 yılında kendi adıyla grubunu kurdu. Aynı yıl 'Fly By Night' adında bir albüm kaydetti.  Ancak aramalarıma rağmen o albümü bulamadım. Büyük ihtimalle kaydedildi ama satışa sunulmadı. 

90'lı yıllarda tekrar biraraya gelen Banco grubuyla konserlere katıldı. 'Nudo' adlı destansı konser albümünde de yer aldı. 

90'lı ve 2000'li yıllarda yıllarda bir çok caz ve rock gruplarına misafir müzisyen olarak destek verdi.(Tony Carnavale albümlerine bakmanızı öneririm)  

1992 yılında akdeniz müziği ile caz ve rock müziğinin karışımı müzik yapan Indaco adlı grubu kurdu.  Hem Indaco hem de Banco grubuyla 90'lı ve 2000'li yıllarda sürekli konser alanlarında oldu. Indaco grubuyla ilk albümünde (Vento del deserto), Pink Floyd'un 'Set the Controls for the Heart of the Sun' cover'ı mükemmel bir şekilde çaldı. Belkide Pink Floyd cover'ları en profesyonelce çalınış hali bu albümdeki. 

1989 yılında çıkardığı ilk solo albümü 'Il Gabbiano Jonathan' albümü 2009 yılında CD olarak tekrar basıldı. Albümde kendi bestelediği parçalar olduğu kadar, grubun piyanisti Andrea Alberti ile de ortak parçalar yazdı. 

'Il Gabbiano Jonathan', Rodolfo'nun daha önce çalıştığı Banco yada Indaco atmosferine sahip benzer bir albüm değil. Albüm daha çok akdeniz esintili, R&B soul türünün hakim olduğu bir caz rock albümü.

'Flamingo' adlı ilk parçası  Al Di Meola'nın 'Casino' albümünün izlerini taşıyor. Ardından gelen yine aynı şekilde Latin-akdeniz ezgileriyle bir caz-rock parçası. 

Albümde gerçekten profesyonelliğin göstergesi olan iki parça; 'Long Time Ago' ve 'Births86 Uno'. Özellikle 'Births86 Uno' karmaşık yapısıyla caz-rock'dan ziyade progresif rock'a daha yakın bir parça, ki albümde üstüste defalarca dinlediğim tek parça. 

Kalan parçalar yumuşak ve akdeniz tonlarıyla kısa parçalardan oluşuyor. 

Rodolfo Maltese'yi anmak için en güzel başlangıç sanırım 'Il Gabbiano Jonathan' albümü olacaktır. Yaz-kış, ilkbahar-sonbahar; her mevsim sıkılmadan dinleyebileceğiniz mükemmel bir albüm. 

1. Flamingo (5.59)
2. Mirage (3.20)
3. Long Time Ago (8.14)
4. Eleonor (6.24)
5. Geronimo (6.27)
6. Births86 Uno (6.00)
7. Il Volo Del Gabbiano (2.27)
8. Births86 Due (2.47)
9. Classical Gas (2.58) 

Süre: 44.36 

Rodolfo Maltese / Elektrik ve Akustik Gitar, Synth(ses düzenleyicisi), Yapımcı 
Toni Armetta / Bas Gitar
Walter Martino / Davul
Francesco Marini / Saksafon
Massimo Carrano / Perküsyon
Andrea Alberti / Piyano, Sözler 

Konuklar 
Vittorio Nocenci / Minimoog (Flamingo) 
Riccardo Cocciante / Vokal (Long Time Ago, Births86 Due) 
Alfredo Golino / Davul (Classical Gas)
Beppe Centarelli / Ritim Gitar (Classical Gas)

31 Mart 2017 Cuma

Banco Del Mutuo Soccorso - Banco Del Mutuo Soccorso 1972



Banco efsanesinin başladığı kendi adlarını aldıkları albüm, 'Banco del mutuo Soccorso'. 1972 yılında bir başka albüm daha çıkarmışlardı, 'Darwin'. 'Darwin' albümünü daha önce yazmıştım. İsteyen bu blog'dan arattırıp, okuyabilir.

6 Ocak 2017 Cuma

Banco Del Mutuo Soccorso - Io Sono Nato Libero 1973



'Io sono nato libero', özgür doğdum, Banco del Mutuo Soccorso'nun üçüncü albümü. 'Darwin' albümü gibi bir efsane albümün sonrasında yine başka bir efsane albüm.

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Banco Del Mutuo Soccorso - Darwin! 1972



Charles Darwin sadece bilim dünyasının değil, insanoğlu tarihinin en önemli isimlerinden birisidir. 19. yüzyılda yazmış olduğu 'Türlerin Kökeni' adlı kitabı hala satılan ve tartışılan kitapların başında gelir. Bir tarafta Orta Doğu'dan çıkmış Adem & Havva söylencesi ve bunun üzerinden tanımı yapılan hayatın ve dünyanın yorumlanışı, diğer tarafta ise hayatı çok daha farklı bir şekilde anlatan 'Türlerin Kökeni' adlı kitabı.

Evrim teori olarak ortaya atıldıktan çok sonraları kuram haline getirilmiştir. Her ne kadar Amerika merkezli yaratılışçılık teorisi ortaya atılmış olsa da, bilim dünyasında evrim kuramı hafızada tutulmaktadır. Kullandığımız ilaçların üretiminde evrim kuramı mantığının büyük bir etkisi vardır.

Yaratılışçılık yahut Adem Havva hikayesi ile dünyaya ve hayata bakışla evrim kuramı ile bakış arasında ki farkı anlamak için Karl Popper'ın çok güzel bir yöntemi vardır. Yanlışlama. Herhangi bir teori ortaya atıldığında bunun için kanıtlar gerekir teorinin geçerli olması için. Emperyalizm teorisi ortaya atıldıysa, bunun için sanayi olarak gelişmiş ülkelerin gelişmemiş ülkelere olan politikaları kanıt olarak sunulur. Bu tarz kanıtlar daha çok çoğaltılabilir. Karl Popper ise ortaya atılan teorinin bilimsel olabilmesi için, yanlışlanması gerektiğini öne sürer. Yanlışlanmayan hiç bir teori bilimsel değildir. Örnek olarak verdiğim emperyalizm teorisi; eğer yanlışlanmıyorsa bilimsel bir değeri yoktur, dogmatiktir. Yanlışlandığı takdirde bilimsel bir teori olarak varsayılabilir. Bu, ortaya atılan teorinin tanımının da gelişmesini sağlar.

Yaratılışçılık veya Adem Havva hikayeleri için kanıtlar bulup bunu ispata girişilebilir. Ancak yanlışlanmaya başladığı andan itibaren bilimsel bir teori olabilir. Günümüzde ise dindar kişilerin yada yaratılışçılık tezlerine sarılan birinin, kendi tezlerini yanlışlayabildiğini varsayamayız. Tanrı inancı olan biriyle Adem Havva'nın sadece bir Sümer hikayesi olduğunu yanlışlamaya kalkamazsın, hatta tartışamazsın bile. Dolayısıyla Yaratılışçılık teorisinin ve Adem Havva hikayesinin bilimsel bir değeri yoktur. Adem Havva hikayesini bilimsel bir teori olarak alıp incelemeye kalksan ve hikaye ile yeni bilgiler bulunsa ve hikayeye eklenmeye çalışsa, muhtemelen hiçbir dindar bunu kabul etmez.Hangi kutsal kitaba inanıyorlarsa (tevrat, incil, kur'an), orada yazılanları tamamen savunacaklar, yeni bulunan bilgileri kesinlikle kabul etmeyeceklerdir yada eğip bükeceklerdir.

Kuram ile ilgili son olarak; Yaratılışçılık ve Adem Havva teorisi bilimsel değildir. Evrim teorisi ise yanlışlanarak kuram haline geldiği için bilimsel bir teoridir. Ancak Charles Darwin'in yazmış olduğu 'Türlerin Kökeni' kitabı günümüzde bütünüyle kabup edilip, matematik teorisi gibi savunulmamaktadır. Eğer kitap, dediğim gibi matematik teorisi gibi savunuluyor olsaydı, yanlışlanamadığı için bilimsel bir teori olmaktan çıkardı.

*****

1972 yılı progresif rock için çok önemli bir yıldır. İtalyan progresif rock devleri PFM ve Banco'nun ikişer albümle müzik dünyasına girmeleridir önemli olan yanı. PFM'nin her iki albümünü de daha önce yazmıştım. Sıra Banco Del Mutuo Soccorso grubunda.

Darwin.

Yukarıda evrim kuramının bilimselliğini anlatmaya çalıştım. Banco grubu da müzik dünyasında yerini belli etmek için konu olarak Darwin'i ve evrim teorisini seçti. Ancak evrimde anlatılan dünyanın ve hayatın oluşumu bir hikaye tarzındadır. Günümüzde hala bir çok aşama düzeltilerek (yanlışlama) yeniden tanımlanıyor. Banco grubu ise 1972 yılına göre teoriyi tam anlamıyla bir hikaye olarak anlatmaya çalışmışlar.

Darwin albümü konsept (bütünlüklü) bir albüm. Albümün bütünü evrim üzerine kurulu. Dünyanın ve hayatın oluşumunun aşamalarını belli parçalarla anlatmaya çalışmışlar. İlk parça  'L'Evoluzione' evrim kavramını genel hatlarıyla anlatır, tabii ki kutsal kitapta anlatılan Adem Havva'yı karşıt tez alarak. Adem ve Havva hikayesi yok olmuştur. Anlatılan canlı ve cansız hayatın ta kendisidir. Sonraki parça 'La Conguista Della Posizione Eretta' henüz insanın ortaya çıkmadan önce ki primatlar ve diğer canlılar arasında ki rekabeti ve ilişkiyi anlatır. Primatın av mı olacak, avcı mı olacağı dönemdir bir anlamda anlatılan. 3. parça,  'Danza Dei Grandi Rettili' büyük sürüngenlerin (dinazorlar) dünyasıdır. Parçanın ismi de büyük sürüngenlerin dansı. 4. parça, 'Cento Mani E Cento Occhi' insan öncesi ortaya çıkan primatlar ile insanlar arasında ki geçişi anlatır. 5. parça; '750.000 Anni Fa .... L'Amore?' insanların, yani bizim, duygularımızın arzularımızın  geliştiği,  temel içgüdülerimizin geri plana atıldığı, bir anlamda insanlaşmaya başladığımız aşamayı anlatır. İnsanımsı primat karşı cinsle olan ilişkisi örnek alınır. 6. parça, 'Miserere Alla Storia' uygarlığın ortaya çıktığı dönemdir. Sümer, Akad temelli Babil ve Mısır gibi uygarlıklar.  Son parça, 'Ed Ora lo Domando Tempo Al Tempo Ed Egli Mi Risponde ... Non Ne Ho!' ise günümüzdür. Zaman çok yavaş akar. Kendimizi meşgul edecek bir şeylerle uğraşıyoruzdur.

Genel hatlarıyla albümde yazılan hikaye böyle. Ancak bu, yeterli bir hikaye değildir. Hem dünya hem de hayatın gelişiminde ki (ve değişim) aşamalarına her an yenileri eklenebilir. O yüzden, albüme konu edilen evrim kavramı bilimsel bir kavram iken, yazılan hikaye sadece bir hikayedir.

Banco grubunun ilk albümünde ortaya koyduğu müzik anlayışı ve profesyonel müzisyenlikleri üst düzeydedir. Banco ve diğer italyan PFM grubu, en az King Crimson, VDGG, YES yada Genesis grupları gibi progresif rock müziğini anlamak için ideal gruplardır.

Banco grubu senfonik progresif rock grubudur. Ancak bu bilinen melodik yapılı bir senfonik progresif rock değildir. Hiç alakası olmayan Camel grubuyla karşılaştırma yapmaya kalkarsak; Camel elektro gitar ve orgu ön planda tutmaya çalışırken, Banco kullandıkları bütün enstrümanları ön plana atar. Bunun için yaptıkları müziği caz temeline oturtmaya çalışırlar. Darwin albümü ile Banco bu senfonik anlayışını çok iyi yansıtır.

Darwin albümünde ki bütün parçaların içinde kısa kısa bir çok caz ve klasik müzikten esinlenilmiş bölümler vardır. Albüm bir yükselip bir alçalan, melodik yapıyken bir kaç saniye içinde avant-garde halini alan ritimler ve ezgilerle doludur. Dinlemeden önce iyice düşünün. Çok çabuk sıkılabilirsiniz. Ancak dinlediyseniz yahut dinlemeye hevesliyseniz böyle bir başyapıt olmuş albümü, başka hiç bir şey ile ilgilenmeyin.

Ama yine de bütün bir albümü dinlemeye başlamadan, hazırlık olması amacıyla '750.000 Anni Fa .... L'Amore?' parçasını önerebilirim. Hani o, insanın duygularının, arzularının gelişmeye  başladığı aşamayı anlatan parça. Herhangi bir Genesis ya da YES parçası kadar yüksek kalitede dramatik bir parça.

Vokal Francesco Di Giacomo, progresif rock'ın Pavarottisi gibidir. Tok ses ve  operavari vokaliyle sizi İtalyan klasikleşmiş progresif rock müziğinin içine hapsedebilir.

Banco'nun 'Darwin' albümü, progresif rock dinliyorum diyebilmek için bilinmesi gereken temel albümlerden biridir.

1. L'Evoluzione (13.59)
2. La Conguista Della Posizione Eretta (8.42)
3. Danza Dei Grandi Rettili (3.42)
4. Cento Mani E Cento Occhi (5.22)
5. 750.000 Anni Fa .... L'Amore? (5.38)
6. Miserere Alla Storia (5.58)
7. Ed Ora lo Domando Tempo Al Tempo Ed Egli Mi Risponde ... Non Ne Ho! (3.29)

Süre : 46.50

Francesco Di Giacomo / Vokal
Marcello Todaro / Electric & Akustik Gitar
Vittorio Nocenzi / Hammond Org, Moog Synth (ses düzenleyici), Klavsen
Renato D'Angelo / Bas Gitar, Çift Bas Gitar
Pier Luigi Calderoni / Davul, Timpani


6 Temmuz 2016 Çarşamba

Banco Del Mutuo Soccorso - Garofano Rosso 1976



Film müziklerini severim. Hatta bazı film müzikleri var ki aklımda, herhangi bir rock yada caz albümünden çok daha yaratıcı, tanımlanamayacak ve bir o kadar da iyidir. En sevdiğim ve dinlediğim film müzikleri yapan Amerikalı kompasör (besteci) Jerry Goldsmith. Aslında daha bir çok müzisyen var  film müzikleri yapan ama önce ilk olarak ismi aklıma gelen  Jerry Goldsmith. Kaptan Kirk’lü Star Trek dizisi, sonrasında gelen diğer Star Trek dizi ve film müziklerinin tamamı onun elinden çıkma ve en bilinenlerinden. Total Recall ise benim favorilerimden.
Rock müzikte de bir çok grup ve müzisyen film müzikleri hazırlamışlardır. Pink Floyd ilk bilinenlerden. Yes’in gitaristi Trevor Rabin de öyle. İtalya deyince ise Goblin grubunu hatırlamamak aptallık olur. Grubun tarihi boyunca yaptıkları tek şey film müzikleri yapmak. Banco grubu da 70’li yıllarda bazı filmler için müzikler yapmıştır. Homo Sapiens grubundan Banco’ya katılan gitarist Roberto Maltese (Malta’lı) daha önce de film müzikleri yapmıştı. Banco grubuna katıldıktan sonra da çok geçmeden Banco grubu film müzikleri hazırlamaya devam etti. Roberto Maltese ve Homo Sapiens’i hatırlamak için ‘Un'estate fa’dinlemeniz yeterli.

Garofano Rosso...
Albüme ismini veren Garofano Rosso; hikayesi 1930’larda yazılmış bir romandan 1976 yılında filme uyarlanmış. Müziklerini hazırlayan Banco’nun aynı isimli albümü de aynı yıl plak olarak basılmış. Albümün dikkat çeken yanı solistlerinin albümde sadece kayıtlarda yer alması. Vokal olarak yok. Albümü ve parçaları dinlerken her parça da ayrı ayrı anlam aramak yersiz. Garofano Rosso filminin belli başlı bölümleri yada sahneleri için yazılmış bütün parçalar. Kimi parçalar çok kısayken kimi parçalar normal uzunlukta. Doğaçlama yada solo denilen, yalnız çalınan herhangi bir parça bulunmuyor. Öne çıkan bir enstrüman yok desem yerinde olur.

Albümün genelinde italyan folk müziği (akdeniz müziği) etkileri var. Bu melodik folk yapının üzerinden albüm hazırlanmış ve bu melodi albümü daha çekici hale getiriyor. Aynı folklorik melodik yapı daha sonra ‘Canto di Primevera’ albümünde de yer alıyor.
Albümde sürekli birbirini tekrar eden melodik bir yapı var gözükse de, Banco grubu progresif rock grupları arasında en çok melodi ve ritim üreten gruplardan bir tanesi olarak bu durumu yaratıcılık ve müzik dehası ile aşmış. Dinlerken bu durum göze batmıyor, kulak tırmalamıyor tam tersine müziğin daha çok dinlenilmesini sağlıyor. Tüm albüm boyunca caz, rock, folk, avant-garde, klasik müziğin senfonik olarak içiçe nasıl geçtiğini tanıklık ediyorsunuz.
‘Garofano Rosso’ evet bütün olarak güzel bir albümdür ama benim için öne çıkan 3 parça var. Tekrar tekrar bıkmadan dinleyebileceğim 3 parça. İlki hem roman hem filmin ismi olan hem de albüme isim veren ‘Garofano Rosso’ parçası. Diğeri hemen devamı olan parça ‘Suggestioni Di Un Ritorno In Campagna’. Son olarak orkestral bir havada çalınan ‘Passeggiata In Bicicletta E Corteo Dei Dimostranti’. 3 parça da ardarda sıralanmış. Arka arkaya dinlediğiniz zaman son parçada ki klarnet albümde ki yaratıcılığı resmen özet geçmiş.

Aslında filmi izleyip albüm hakkında yazmak gerekti. Öyle düşünmüştüm, filmi de bulup indirdim. Ancak film de ses çalışmıyor. Hevesim kursağımda kaldı. Tekrar indirip izlerim diye düşünürken bir hayli zaman kaybettim. Şimdi filmi tekrar bulup, indirip izleyeceğim. Albümü dinlerken bence siz de biraz merak edip filmi bulup, izleyin.

Garofano Rosso; kırmızı karanfil. Genelde çiçekler sevgiyi hatırlatır ya da sevgiyle özdeştir. Genel olarak öyledir. Ancak unutulan şey ise çiçeklerin ölümü de hatırlattığıdır.
Roman yazarının nereden esinlenerek kitabı için Garofano Rosso diye isim verdiğini bilmiyorum. Ama italyanların (latinlerin) hristiyanlık öncesi (pagan da diyebilirsiniz) dini geleneklerinden birisi; kasım ayında ölülerinin mezarlarına çiçek bıraktıklarını biliyorum. Romanın yazarı bundan esinlenmiştir diyemem, ama Garofano Rosso denince akla gelenlerden birisi iki bin beş yüzyıllık bu gelenek. Belki de romanında anlattığı 1920’lerin italyasında toplum faşizme geçiş yaparken ortaya çıkan trajik durum için Garofano Rosso ismini uygun görmüştür.

1. Zobeida (2:40)
2. Funerale (4:28)
3. 10 Giugno 1924 (4:28)
4. Quasi Saltarello (1:38)
5. Esterno Notte (Casa di Giovanna) (3:15)
6. Garofano Rosso (5:02)
7. Suggestioni Di Un Ritorno In Campagna (7:38)
8. Passeggiata In Bicicletta E Corteo Dei Dimostranti (2:53)
9. Tema Di Giovanna (2:35)
10. Siracusa: Appunti D'Epoca (2:12)
11. Notturno Breve (2:20)
12. Lasciando La Casa Antica (2:35)

- Rodolfo Maltese / Elektrik ve Akustik Gitar, Trompet, Korno
- Gianni Nocenzi / Piyano, Elektrikli Piyano, Synthesizer (Ses Düzenleyici), Klarnet
- Vittorio Nocenzi / Org, Synthesizer (Ses Düzenleyici), Keman, Vibrafon
- Renato D'Angelo / Bas Gitar, Kontrbas, Akustik Gitar
- PierLuigi Calderoni / Davul, Perküsyon, Timpani
- Mimmo Mellino / Kapak Resmi
- Francesco Di Giacomo / Kayıtlar

12 Nisan 2016 Salı

Banco del Mutuo Soccorso - Canto di Primavera

Banco grubunu dinlemeye bu albümden başlayın. Çünkü yumaşacık müziğiyle sizi sıkmaz. Klasik İngiliz progresif rock gruplarıyla pek fazla bir ilişkileri yoktur.

Aslında Türk dinleyicisi olarak Banco grubunu gayet iyi tanıyoruz. Grubunun herhangi bir şarkısını dinlememiş olsanız da, grup üyelerinden Gitarist Roberto Maltese (Maltalı) Homo Sapiens grubundan gelme bir müzisyen. Homo Sapiens grubunu isim olarak bilmiyor olsakta, 1972  yılında yaptıkları bir parça unutulacak gibi değildir.

Un'estate fa.

Şarkıyı bir çok kişi hatırlayacaktır. En azından 70’lerin Türk filmlerini izleyenler kesinlikle hatırlayacaktır.

Aynı yıl, 1972 yılında Roberto Maltese Homo Sapiens grubunu bırakır ve Banco Del Mutuo Succorso grubuna katılır. Bir kaç yıl öncesi ölümünün öncesine kadar grup ile bağını koparmaz.

Grubun solisti Francesco Di Giacomo; Pavarotti gibidir. Çok güçlü bir sesi vardır bir progresif rock grubu için. Ama cüssesi daha çok andırır Pavarotti’ye. Francesco da bir kaç yıl önce ayrıldı aramızdan.
Canto di Primavera; albümü kimilerince çok övülür, Kimilerince de çok abartıldığı söylenir. …Di Terra albümünden başlayan müzikal çöküşün son albümü olduğunu da belirtirler. Bence hiç o tür yorumlarla vakit kaybetmeyin. Böyle grupların progresif yapacağız, jazz yapacağız gibi bir düşünceleri olmadı.

Canto di Primavera, Baharın Şarkısı.

Albüm kapağında bir pencere var. Pencere aralanmıştır ve baharın ışığını görürsünüz. İçeriye kadar girmiştir.

Albüm Ciclo (çevrim) adlı jazz temelli bir giriş parçasıyla başlar. Enstrümantel olan parça klavye ve bass gitar ile devam ederken saksafon girer. Ve üçlü ses devam ederken, klasik italyan ezgisini duyarsınız. Benim için bu albüm RPI (Rock Progressive İtaliano), italyan progresif rock için en iyi örnektir. Albüm,akdeniz müziği ezgilerinin italyan türüdür.

Canto di primavera ile devam edersiniz. Eğlencelidir. İtalyan müziğini hissedersiniz.

Her dinleyişimde bana mutluluk veriyor bu parça.

(bahar) çingenenin aşkı (zevki) deniz gibi

Denizden geliyor ve sen bilmiyorsun nereden geliyor.

Diye başlıyor, tekrar tekrar devam ediyor.

Sono la Bestia; ben canavarım


Sono la Bestia, Canto di Primavera parçası gibidir. İtalyana özgü müziği hissedersiniz. Saksafon, gitar ve davul uyumunda hiç bir pürüz bulunmaz. Tertemiz bir akdeniz şarkısı gibidir.
İlk 3 parça bitimi sonrası Niente gibi hafif ve yavaş bir parça karşılar sizi.

Niente, hiç  (hiçbirşey).
Eski Banco albümlerinin soundundan gelmedir. Piyano ve sonra gelen gitar ile Francesco birşeyler anlatır. Sonra ki parça önemlidir, sanki ön hazırlık gibidir. O yüzden öğrenmek isterseniz, ne anlatmaya çalıştığını lütfen gidin sözlerini öğrenin.

E mi viene da pensare, düşünceler geliyor (aklıma).
Demetrio Stratos ölümü üzerine bir konserinde şöyle bir şey demesi,
“…La primavera è quella che abbiamo nella nostra testa, non è solo una stagione…” parçanın onun için yapılmış olabileceğini aklıma getirmiyor değil.
'Bahar başımıza gelen birşeydir, sadece bir dönem değil.'

Düşüncem parçanın Demetrio Stratos’a adanmış olabileceği.

Demetrio bir yunan asıllı fotomodel, manken ve şarkıcı. Efsanevi italyan Jazz rock grubu Area’nın solistidir. 1979 yılında Amerika’ya gittiği zaman hayatını kaybetmiştir.

Interno città;  Şehrin içi.

Parça 1970’lerin bir çok jazz rock grubunun parçası gibidir. Ama en ayırtedici özelliği Francesco gibi bir vokale sahip olmaları. Doğaçlama yapmadan, klavye, saksafon ve davulla usulca giderken bir anda hissedersiniz ki, notalar patlama noktasına gelmiş, ama duraksayıp geri başa dönüyorlar. Saksafon albüme bütün melodiyi veriyor. Parçanın ikinci bölümü de ilk bölümü gibi tam patlamaya doğru giderken, saksafon bütünüyle başa geçip, tek başına üstleniyor bu görevi. Sonrasında klavye destek veriyor gözükse de Luigi Cinque parçanın gerçek sesini veriyor.

Albümün en zor dinlenebilecek parçasıdır belkide.
Lungo il margine, kenarı boyunca.

Depresif bir hale gelebilirsiniz dinlerken. Piyano kişiyi bunalıma sokup delirtecek düzeyde.

Son parça Circobanda.

İlk parça gibi bu parça da enstrümental. Ritim açısından Ciclo’ya benzer gözükse de Canto di Primavera’nın sonu gibidir. Eğlenceli başlanan albümü sıcacık bir bahar müziği ile bitirirsiniz. Parçanın sonu orkestra gibidir. Bütün sesleri yalın olarak duyarsınız. Sesler arasında ki ahenk kendilerini bozuntuya vermeden tekrarlayarak devam ederler.

Ve klavye son notalarına ses verip albümü bitirir.