Bu Blogda Ara

Avantgard Progresif Rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avantgard Progresif Rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2020 Pazartesi

Os Mutantes - Fool Metal Jacket 2013


                                                 

Yıl tam olarak ne zamandı, anımsamıyorum. Muhtemelen 17-18 yaşlarındaydım. Kasetçiye gidip Sepultura'nın albümü olup olmadığını sormuştum. Yok denilince sipariş ettirmiştim. Bir kaç gün sonra kaseti almaya gittiğimde kaseti çalabilir misiniz biraz demiştim. Çalmaya başladıktan sonra kasetçi bana çay ısmarlamıştı. Sonra da satanizmden uzak durmamı tembih etmeye başlamıştı. Din varken bu tür sapkın düşüncelere girmemin ne gereği vardı.

Sepultura benim tapınarak dinlediğim heavy metal gruplarından ilkidir. Yıllar önce aldığım o kaset hala duruyor. Eğer ailem kutuların içinde biriktirdiğim kitaplarımla kasetlerimi atmadıysa kaset hala duruyordur.

Ergenlikten çıkmaya başladıkça dinlediğim müzikte olgunlaşmaya başladı. Aynı zamanda okuldan arkadaşımın da müzikte olgunlaşmamı sağlayan bir diğer etmendi. Çok kısa bir süre de Pink Floyd hayranı olmam metal müzikten uzaklaştırmadı ama devam da ettirmedi. Bir süre sonra da Pink Floyd'un yaptığı müziğin progresif rock olduğunu öğrendim. Metal müziği dinlemeye devam ediyordum ancak giderek de kendimi progresif rock'a yoğunlaştırmaya çalışıyordum.

O dönem dinlediğim bir çok grubu artık dinlemiyorum. Çoğunun adını bile unuttum, Sepultura ise ilk göz ağrım gibi hala aklımda duruyor.

Sepultura 80'lerin ortalarına doğru albüm çıkarmaya başlayan bir süre sonra da kendi tarzını yakalayıp dünyaca ünlü olan bir grup. Hala daha albüm çıkarmaya sessiz sedasız devam etmektedir.

1989 yılında çıkardığı albümde kendi tarzlarının oluşumunda önemli etkiye sahip Os Mutantes grubundan bir parçayı kendilerince çalarlar. O dönem Os Mutantes müzikte yoktur. Parçanın albüme alınması bir nevi Sepultura tarafından Os Mutantes'in hatırlanmasıdır. Bir kaç yıl sonra OS Mutantes karma bir albümde kendine yer bulur.

Albüm tropikalizm hareketinin müzik ayağını oluşturan müzisyenlerin parçalarından oluşuyordu. Böyle bir albüm fikri tropikalizm'in öncü adlarından olan Gilbert Gil tarafından ortaya atılmıştı. Hem kendinden parçalar koymuştu hem de hareketin diğer adlarından. Os Mutantes de bu albümde yer alır.

2000'lerde Os Mutantes bir albümle müzik hayatına geri döner. Bu geri dönüş albümünden sonra 9 yıl kadar ara verirler. 2009 yılında yeni albümlerini yayınlarlar. 4 yıl sonra da 'Fool Metal Jack' albümünü.

Os Mutantes, bir çok güney amerikalı grup gibi kendi halk ezgilerini müziklerine yansıtan bir gruptur. Hatta Os Mutantes'in bu durumda öncü olduğu da söylenebilir. Müzikleri genel olarak 60'ların beat akımından ve halk ezgilerinden oluşur ancak parçaları daha çok doğaçlama üzerinden  olduğu için avantgard bir hava hakimdir. İlk dinlenildiğinde tanıdık seslerin olmaması grubu hem kendine özgü bir grup yapar hem de öncü yani avantgard bir grup.

Müzikleri avantgard olduğu kadar sözleri de sıradanlıktan uzaktır. 70'lerin başında konsept albümler yeni yeni yapılmaya başlarken bir edebiyat klasiği 'İlahi Komedya' albüm haline getirirler. Avantgard müzik yapmaları grup dağıldıktan sonra grup kurucusu kardeşlerden birini müzikte avantgard'ın anavatanı Fransa'ya götürür.

'Fool Metal Jack' de yine avantgard işlerinden birisi. Sinemanın öncü adlarından Stanley Kubrick'in 'Fool Metal Jacket' filminden esinlenilerek yaratılmış bir albüm. Grubun eski kadrosundan sadece grubun kurucularından Sergio Dias var. Diğer müzisyenler Sergio Dias'ın etrafından toplanmış müzisyenler.


Albüm, Os Mutantes'in diğer albümlerinin izinden giden bir albüm. Ne modern progresif denen tuzağa düşülmüş ne de daha çok ilgi çekeceğim diye gereksiz müzikal atmosfer oluşturulmaya çalışılmış. Güney amerika halk ezgileri kullanılırken bu kez uzak asya ezgileri albüme konmuş. Albümün dinlerken bazı yerlerinde bu ezgiler o kadar ustaca kullanılmış ki yeni dönem saykodelik rock gruplarının ne kadar acemi olduklarını daha iyi anlamış oldum.


1. The Dream is Gone (2.50)
2. Fool Metal Jack (5.23)
3. Picadilly Willie (4.42)
4. Ganja Man (3.33)
5. Look Out (3.48)
6. Eu Descobri (3.05)
7. Time and Space (3.57)
8. To Make It Beautiful (3.26)
9. Once Upon a Flight (4.00)
10. Into Limbo (3.37)
11. Bangladesh (4.08)
12. (Valse LSD) (3.11)

Süre : 45.19

Sergio Dias Baptista / Elektrik & Akustik Gitar, Vokal
Esmeria Bulgari / Vokal, Perküsyon
Vitor Trida / Gitar, Klavyeler, Vokal
Amy Crawford / Klavyeler, Org, Piyano
Vinicius Jungueria / Bas Gitar
Ani Cordero / Davul, Perküsyon 

2 Ocak 2019 Çarşamba

Etran Fou Le Loublan - Batelages 1976




Etron Fou Le Loublan, 1971'de iki kişi olarak kurulmuş, ertesi yıl saksafoncunun katılımıyla 3 kişilik olan fransız grup. Albümlerden önce ilk konserlerde kendilerini denemişler, ilk konserleri de Zeuhl müziğinin yaratıcısı Magma vermişlerdir. 1971 yılında çok genç olmaları nedeniyle ilk albümlerini kuruluşundan 5 yıl sonra, 1976 yılında çıkartmışlar. Doğaldır ki bu sürenin içinde dönemin bazı kaliteli gruplarının konserlerinde bulunmuşlar.

Bu süre içinde özellikle dinledikleri Captain Beefhard, MC5, Soft Machine, Sun Ra, Gong, The Doors, Can, Amon Düül II, King Crimson gibi gruplardır. Ancak müziklerine en çok etki eden 1973 yılında açılış grubu olarak çıktıkları ve ilk deneyimlerini yaşadıkları Magma grubudur.

Bir konser öncesi Magma grubunun menejeri gelip sorar davulcuya; 'Yine davul solosu çalmayı düşünüyor musun?'(Yani Vander çok uzun davul solosu çalıyor senin kısa davul solonla kimse ilgilenmez, kendini güldürme gibilerinden). Davulcunun cevabı da basit; Evet, tekrar çalacağım.

Sonraları konserler de yer almadıkları zamanlar, grup üyelerinden bazıları sokak tiyatrolarında çalar. Gruba 3. kişi olarak katılan safsafonist aynı zamanda aktörlüğe devam eder. (Günümüzde de hala devam ediyor)

1976 yılında çıkardıkları ilk albüm 'Batelagas' ise 5 yılın bir nevi özetidir. Parçalarda herhangi bir şablona rastlanmaz. Çıkardıkları sesler birbirlerinden bir hayli farklıdır. Enstrümanlar arasında bir uyum yada düzen var gibi gözükse de aslında albümün bütününe baktığınızda grup bir hayli özgürdür. Ortaya bir şaheser çıkarmaya çalışmamışlar; öğrendikleri, deneyimledikleriyle yaratıcılıklarını zorlamışlardır. İlk stüdyo deneyimlerine göre de gayet başarılıdırlar.

Albümü dinlemeden önce daha önce dinledikleri ve takip ettikleri gruplara da bakmanızı öneririm, yukarıda belirttim, çünkü bu ilk albümlerinde o grupların etkileri fazlasıyla gözüküyor.

Kısa bir süre önce bazı sorunlar yüzünden kafam dağınık olduğu zaman açıp dinlemeye başladığım bir grup oldu. Özellikle ilk parçanın vokal kısımları Renate'nin (Amon Düül II) 1970'lerdeki parçaları yorumlayışına benzemiyor değil. Tabi bir de ilk parçadaki saksafon solonun hırçınlığı tadından yenmiyor.

Albüm boyunca eğer dikkat edebilirsiniz davulcunun Magma'nın lideri Vander'den çokça etkilendiğini görebilirsiniz.

Avantgard rock, RIO/Avant, Zeuhl gibi türler progresif rock dinleyenlere içinde genel olarak zor yer edinirler. Ancak bu tarzları sevmeye başlamalarıyla da progresif rock'a bakış açıları değişmeye başlar. Tangerine Dream, YES gibi gruplar benim müziğe bakışımı 10 yıl önce çok değiştirmişti. Hemen ardından gelen grup ise Magma oldu. Şuan bıkmadan dinleyebileceğim 4-5 grup yazsam, bunlar Tangerine Dream, YES, Banco del mutuo soccorso ve Magma olur.

Etron Fou Le Loublan grubu da bu albümüyle o 4-5 grubun arasında giremez belki ama Magma'yı dinlemeye başladıktan sonra hemen aklıma gelecek olan gruplardan.

Özellikle kafam dağınık olduğu zaman bana ilaç gibi geliyor. 

1. L'amulette et le petit Rabbin (18.07)
2. Sololo Brigida (3.18)
3. Yvett'Blouse (0.26)
4. Madame Richard – Larika (9.23)
5. Historie de Graine (11.20)

Süre : 42.34

Ferdinand Richard / Bas Gitar, Vokal
Chris Chanet (Alias Eulalie Ruynat) / Saksafon, Vokal
Guigou 'Samba Scout' Chenevier / Perküsyon, Koro

Albüm Kapağı / Jeff Thiebout

8 Ocak 2018 Pazartesi

CAN - Future Days 1974



Progresif sözü tanım itibariyle her zaman karıştırılır. En bilineni ilerici demek olan progresif sözü, aşamalı anlamına da gelmektedir. Dinleyici kitle ise çoğu zaman progresif sözünü ilerici olarak alır, günümüz progresif metal örneğinde olduğu gibi. Aslında  ise progresif metal'deki progresif sözü, aşamalı olarak kullanılıyor. O yüzden progresif rock'daki progresif sözü ile aynı anlam ifade edildiği varsaya progresif metal dinleyenlerin tamamı progresif rock dinlediğini sanıyor.

14 Aralık 2017 Perşembe

Monkey Diet - Inner Gobi 2017


                           

Yılın en iyi albümlerini arayıp, liste yapmaya kalkışınca İtalyanları pas mı geçilir. İsterseniz pas geçin ama bir şekilde onlar kendilerini gösterir ve pas geçtiğinize de pişman eder.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Samla Mammas Manna - Maltid 1973


                     

İsveç'ten çıkan ancak bir türlü hatırlanmayan progresif rock'ın ender güzellikte müzik yapan gruplarından biri, Samla Mammas Manna. 1970'lerin başında başladıkları müzik hayatına 80'lere kadar devam ettiler, hatta yıllar sonra tekrar biraraya gelip, yeni albüm de çıkardılar. Ancak 70'lerde yaptıkları albümlerin havası, atmosferi 80'ler sonrasında yok denecek kadar azdı.

Eğer Samla Mammas Manna grubu hatırlanacaksa, 70'li yıllardaki albümleriyle hatırlanmalıdır. O halde şöyle bir soruda sorulabilir; Samla Mammas Manna, niye hatırlanmalıdır?

Cevabı; Samla Mammas Manna, dönemin popüler olmayan, müziğin tamamen deneyselliğe dayandığı türleri ustalıkla biraraya getiren ve dinlerken zevk veren bir grup. Nedir bu deneysel müzik türleri derseniz, birincisi saykodelik rock derim. Öyle güzel ve hissedilmeyecek şekilde saykodelik rock'ı yaptıkları müziğe enjekte etmişler ki, etkisini hissedemiyorsunuz bile.

İkincisi avantgard ve caz müzik. Hem piyano'da, hem gitar'da hem de davul'da etkisini fazlasıyla hissediyorsunuz. İlk dinlediğimde saykodelik caz diye tanımlamıştım, en azından aklımda öyle bir şey oluşmuştu ama daha sonra tekrar tekrar dinlediğimde caz'ın özgünlüğünü ve avantgard'ın öncülüğünü daha net bir şekilde gördüm.

'Maltid' albümü Samla Mammas Manna'nın ikinci ve diğer albümleriyle birlikte en önde olan albümü. İlk albümlerindeki Frank Zappa ve Gentle Giant benzeri sıradışı müzik anlayışlarının bu ikinci albümde daha da üst düzeye çıkararak, 70'lerin avantgard progresif rock'ın en kaliteli albümlerinden birine imza attılar.

Albümdeki favori parçam, elbetteki giriş parçası 'Dundrets Fröjder'. Giriş kısmı senfonik ve folk ezgileriyle başlasa da parçanın sonlarına doğru saykodelik-caz gitar solosunun bana verdiği zevki ancak dönemin bazı ciddi grupları verebilir. YES, King Crimson, Gentle Giant gibi gruplardan bahsediyorum tabii ki burada.

Diğer parçarlarda ilk parçadaki gibi caz-avantgard atmosferiyle devam ediyor. Yer yer Gentle Giant yaratıcılığı gösterse de, hatta yer yer Zappa müziğine benziyor olsa da, Samla Mammas Manna bunlardan daha farklı bir havaya bürünebiliyor. Grup, bu ikinci albümüyle ne kadar kaliteli rock yapılabileceğini gösteriyor ve devam albümlerini de arkasından getiriyorlar.

Benim ikinci albümden başlamamdaki neden ise, yıllar önce bir arkadaşın tavsiyesi ile tanışıp, sadece bu albümle bütün gece içmiş olmamdır.

1. Dundrets Fröjder (10.43)
2. Oförutsedd Fçrlossning (3.10)
3. Den Aterupplivade Laten (5.53)
4. Folkvisa I Morse (2.07)
5. Syster System (2.27)
6. Tarningen (3.33)
7. Svackorpoangen (3.11)
8. Minareten (8.21)
9. Vaerelseds Tilbud (2.26)

Süre : 41.51

Coste Apetrea / Elektrik Gitar, Vokal
Lasse Hollmer / Akustik & Elektrik Piyano, Vokal
Lars Krantz / Bas Gitar, Vokal
Hasse Bruniusson / Davul, Perküsyon, Vokal

21 Mayıs 2017 Pazar

Alamaailman Vasarat - Huuro Kolkko 2009


Alamaailman Vasarat, 2009 yılında Gargantua ile birlikte favori avantgard gruplarımdan biriydi. Her iki grup sayesinde avantgard müziğe daha fazla ilgi göstermeye ve dinlemeye başladım. Gargantua daha yavaş tempoda müziklerini yaparken Alamaailman Vasarat çoşar vaziyette, trash metal anlayışında yapıyorlardı.