11 Eylül 2016 Pazar

Asia Minor - Between Flesh and Divine 1980



Progresif Rock deyince aklıma 3 tür gelir. Senfonik progresif rock, caz füzyon ve eklektik progresif rock. Bu 3 türün yaratıcılığına en yakın olan sanırım, Ağır Progresif rock(heavy prog). Diğer bir çok tür bir şablon etrafında döndüğü için yaratıcılıkları maalesef köreltiyor. O yüzden bu 3 tür dışındakileri pek dinlemiyorum hatta umursamıyorum.

Progresif rock'ın altın çağı dediğimiz döneminde ortaya çıkan bu 3 tür de sonraki yıllarda yapılan bir çok rock müzik türüne temel olmuştur. 1975 yada 76 yıllarda iyice gerilemeye başlaması daha doğrusu popülerliğini yitirmesi sonucu, bir çok progresif rock grubu da yaptığı müziği değiştirmek zorunda kalmıştır. Bir çok dev denilen gruplar 80'li ve 90'lı yıllarda çok farklı müzikler yapmıştır. Örnek olarak King Crimson, Genesis ve YES'tir. Bu grupların 75 öncesi müzikleriyle, 75 sonrası müzikleri birbirlerinden çok çok farklıdır. Dediğim gibi bu değişime en çok etki eden şey dinleyicinin azalmasıdır.

80'li yıllarda İngiltere merkezli ortaya çıkan progresif rock'ı tekrar canlandırma işi, neoprog adı altında olmuştur. Marillion ve Twelth Night gibi 80'li yılların başında ortaya çıkan neoprog türü Genesis, Yes gibi grupların izleyicisi gibi gözükse de yaptıkları müzik çok farklı yerlere gitmiştir. Günümüzde yapılan bir çok senfonik progresif rock albümü neoprog etkisinde olan albümlerdir. Bir çoğu öyledir evet ancak 75-76 yılı öncesi senfonik progresif anlayışını devam ettirmek isteyen gruplar da yok değildir. O yüzden yeni dönemde senfonik progresif türünde çok seçiciyimdir.

Asia Minor grubu iki Fransız ve iki Türk tarafından kurulmuş senfonik progresif rock grubudur. 75-76 yılı öncesi senfonik progresif anlayışına uygun iki albüm yapmışlardır. İlki 1979 diğeri 1980 yılına aittir. 1980 yılında çıkardıkları 'Between Flesf and Divine' albümleri ilk albümlerine göre çok daha profesyoneldir.

'Between Flesh and Divine' albümünde 70'li yılların başında yapılan senfonik progresif rock 'albümleri gibi folk, caz gibi ana akım müzik türleri göze çarpar. Özellikle folk ezgileri Türk'e özgün folk ezgileri olduğu için Türk dinleyicisini (yani beni) fazlasıyla tatmin eder. 70'li yıllarda yapılan senfonik progresif albümlerinde kullanılan pagan ve ortaçağ dönemi folk ezgilerini değil, Türk folk ezgilerini kullanmıştır, Asia Minor grubu. Bunda da fazlasıyla başarılı, yaratıcı ve profesyoneldirler.

Grup üyelerinden Setrak Bakırel (Türk) Gitar ve vokalde çok profesyoneldir. Setrak Bakırel alman aksanı ile söylerken parçaları yine aynı dönemin Alman senfonik progresif rock gruplarından Anyone's Doughter vokalini hatırlatıyor. Lionel Betrami (Fransız) davul'da aksak ritimlerle gruba katkı da bulunması yine Camel'in 'Snow Gooese' albümünü hatırlatıyor. Robert Kempler (Fransız) bas gitarda ve org başında folk ve caz öğelerini kullanıyor olması az çok Camel ve Genesis'i hatırlatıyor. Son olarak Eril Tekeli (Türk) gitar ve flüt'te Türk ezgilerini kullanıyor olması albümümü bize daha çok yakınlaştırıyor.

'Nightwind' parçasını Camel yada Genesis yapmış olsaydı, kesinlikle sırıtmayacak hatta en bilindik parçalarından olacaktı. Parçanın girişinde kullanılan Anadolu'ya ve dolayısıyla Türk ezgilerine aksak ritimli folk ezgileri, Türk folk ezgilerinin de progresif rock'ta rahatlıkla kullanılacağını gösteriyor. Eril Tekeli'nin flüt'ü ise yine aynı döneminin Türkiye'sinde yapılan Batı eksenli müzikleri hatırlatıyor.

Hem albümde hem de Asia Minor'un parçaları arasında benim için Türk müziğine en yakını.

'Northen Lights' parçası ise dediğim 80'li yıllarda ortaya çıkan neoprog etkisi olan bir parça. Parça içinde bolca bulunan Türk ezgileri (oyun havası) olsa da, org kullanımı neoprog'ta kullanılan org'a çok yakın. Sevemedim şu neoprog denen şeyi. Fiv fiv öten org müzikten soğutuyor.

'Boundless', bir önceki parça gibi neoprog ile klasik senfonik progresif arasında kalmış, hatta canterbury etkileri olan bir parça. Kısa ve hoş bir parça.

'Dedicace', Genesis ve Camel müziği özelliği var yine bu parçada da. Neoprog etkisi yok denecek kadar az. İlk parça olan 'Nightwind' kadar 75-76 öncesi senfonik progresif rock müziği devamı niteliğinde. Albümde ki en yaratıcı parçalardan birisi.

'Lost In A Dream Yell', kayıtlar kötü olmasaydı, kesinlikle harika bir parça olacaktı. İnsan diyorki böyle bir parça tekrar kayıt edilsin, pürüzsüz bir şekilde dinleyelim. Yağmur sesi, org ve gitar'a maalesef çok baskın geliyor. Yağmur sesini mi yoksa gitar, org mu dinleyeceğiz, seçmekte zorlanıyor dinleyen kişi. Neyse ki sonradan yağmur sesleri azalınca, flüt, davul ikilisini dinlemek daha bir zevk veriyor.

'Dreadful Memories' canterbury etkisinde sonradan hızlanmaya başlayan bir parça. Kısa, 3 dakikalık bir parça. Albümün genel yapısına biraz iğreti durmuş. Keşke parçanın sonralarında gitar, flüt ve davul doğaçlamaları konsaydı. Kesinlike harika bir parça olurdu. Camel grubunun bir 'Never Let Go' havasında olurdu, sanırım. Evet kısa ve güzel bir parça.

Albümde Fransızlar olmuş olsa da, klasik senfonik progresif rock gruplarından esinleniliyor olsa da, ne Fransız senfonik ekolü ne de Ingiliz senfonik progresif rock ekolünün devamıdır. Kendilerine özgü yaptıkları bu albümle, klasik senfonik prog anlayışının devam edilebileceğini gösteriyor. Günümüzde de az da olsa, o 70'lerin ilk yarısının izinden gitmeye çalışan gruplar var. İyi dinleyip bulmak marifet gibi gözükse de, çok ta zor değildir.

Asia Minor grubunu hem Türk rock grubu hem de güçlü bir senfonik progresif rock grubu olarak dinleyebilirsiniz.


1. Nightwind (6.23)
2. Northen Lights (7.45)
3. Boundless (3.00)
4. Dedicace (6.11)
5. Lost In A Dream Yell (7.42)
6. Dreadful Memories (3.00)

Süre : 34.01

Setrak Bakırel / Vokal, Gitar, Bas Gitar
Lionel Beltrami / Davul, Perküsyon
Robert Kempler / Klavye, Bas Gitar
Eril Tekeli / Gitar, Flüt

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder