Bu Blogda Ara

28 Kasım 2016 Pazartesi

Emerson, Lake and Palmer - Brain Salad Surgery 1973



Bir önceki yazım için ELP'nin ilk abümünü dinlerken kendimi alamayıp, 1973 yılında çıkan albümlerini de yazayım dedim. 4-5 gündür, günde en az 4-5 kez üstüste dinleyince bağımlılık yaptı.  Gerçeği son bir kaç aydır ne zaman içsem geceleri, iyice sarhoş olduktan sonra dinlediğim 3-5 albümden birisi 'Brain Salad Surgery'.


'Brain Salad Surgery' gibi bir albümünün güzelliğini burada bir iki sayfalık yazıyla anlatmak yeterli olmaz. Yine de akılda kalıcı bir şekilde anlatmaya çalışayım albümün güzelliğini. Hani sevdiğiniz, hoşunuza giden bir filme yada müziğe 'rüya gibi' yakıştırması yaparsınız ya, 'Brain Salad Surgery' albümü içinde 'rüya gibi' yakıştırması yapacaksınız. Böyle bir albümü her ne kadar internetten , cd'lerden yada plaklardan dinlemek zorunda olsakta(yapacak bir şeyimiz yok bu konuda), aslında böyle bir albümü canlı olarak dinlemek gerek. 'Brain Salad Surgery', bir albümden ziyade konserlerde dinlenilmesi gereken tam anlamıyla progresif rock müziğin gösteri olarak çalınmış hali.

Albüm 'Jerusalem' parçasıyla başlıyor. Bir ingiliz ilahisi (William Blake şiirinden bestelenen) olan 'Jerusalem', Greg Lake vokali etrafında dönüyor. ELP'nin başyapıt olamayan parçalarından biri. Keith Emerson'ın klavyeler ile melodik marş benzeri bir hava oluşturması ve Carl Palmer'ın tek kişilik görkemli davulları bile, ELP'nin bir çok başyapıtlık parçaları yanında hatırlanmıyor. Çok kötü bir şarkı değil ama dediğim gibi albümde hatırlanabilecek en son parça.

Progresif rock'a klasik müziği ekleyenlerden biri olan Keith Emerson, bu albümde de Alberto Ginastera'nın bir eserini de bu albüme ekliyor. 'Toccata'. Albümün mükemmelliğini başlatan ilk parça. Eğer bir grubum olsaydı ve ELP'nin bu albümünü çalmaya kalkmış olsaydım, açılışı bu parçayla yapardım. 'Toccata' parçasını ilk dinlediğinizde bir klasik müzik eserine benzetemeyebilirsiniz. Bu normal çünkü parça ELP tarafından bir çok deneysel sesler kullanılarak yorumlanmış. Carl Palmer'ın davulları, Gong'u, Keith Emerson'ın Moog'ları ve Synth'i ve Greg Lake'in ağır diyebileceğim bas gitarı parçayı klasik müzik icrasından çok avant-garde bir hale sokmuş.

'Still... You Turn Me On', Greg Lake'in elinden çıkma, harika bir akustik parça. Greg Lake'in en bilinen parçaları olan 'Lucky Man' ve 'From the Begining' parçalarından çok daha güzel. İddialı sözleri (erotik) olmasına rağmen, sözler, müziğin güzelliği yanında biraz geri planda kalıyor. Üç'lü enstrümanlarından o kadar güzel ve temiz sesler çıkarıyorlar ki parça sanki daha dün çalınmış gibi. ELP'nin bir çok parçası gibi albümden değil, konser alanında dinlemek gerek böyle bir parçayı.

'Benny The Bouncer', 1940'ların 50'lerin amerikan dans müziklerinin komik bir şekilde çalınması. Niyeyse dinlerken aklıma komedi türü olan 'There's Something About Mary' filmi geliyor. ELP'nin epik parçalarından değil, komik, eğlenceli cazımsı parçalarından biri. 70'lerde ELP konserinde olup, dinlerken gülmek vardı...

Ve sonra parça.. Albümün, ELP'nin ve progresif rock tarihinin en önemli şaheserlerinden biri, 30 dakikalık bir progresif rock destanı; 'Karn Evil 9'. Dört bölümden oluşan 'Karn Evil 9' sözcük olarak  aslında Karnaval'ın (latince kökenli sözcük hristiyanlar tarafından et'e elveda anlamına gelir, orijinal hali carne vale) alegorisi. 'Karn Evil 9' fütüristik(gelecekçi), bilim kurgusal bir başyapıt. Albüm kapağı resminden de albümde bilim kurgu konusu işlendiği kolayca anlaşılır. Parça 3 bölümden oluşuyor. İlk bölüm; ikiye ayrılmış. Her iki bölümde içiçe geçtiği için aralarında çok da büyük bir fark yok. Bu 'Karn Evil 9'un ilk bölümü, konser alanında dinleyebiliceğiniz en iyi progresif rock parçası. 13 dakikalık bölüm o kadar karmaşık, eklektik ve bir o kadar da melodik ki, eğer parçanın her melodisini, her geçişlerini yazmaya kalksam sanırım 1 sayfayı geçecektir. Bence siz böyle bir rock şaheserinin tadını çıkarın.

İkinci bölüm progresif rock'ın belkide gelmiş geçmiş en iyi klavyecilerden biri olan Keith Emerson'ın (benim içinse, en sevdiğim üç klavyeciden biri, diğerleri YES'den Rick Wakeman ve Return to Forever'dan Chick Corea) yeteneğini sergilediği yer. Bu bölümde Carl Palmer davulu ile Greg Lake ise bas gitarıyla Keith Emerson'ın klavye çalışındaki hızı yakalamaya çalışıyorlar.

Son bölüm; ilk bölüm gibi parçayı bir progresif rock müzik şölenine çeviriyor tekrar ve finali sağlıyor. Eğer albümü bir konser havasında düşünürseniz, bu parçayla konser bittiğinde mutluluk hormonlarınız bütün bedeninizi sarmış durumda olursunuz. Evinize gerçek bir progresif müzik dinlemiş olmanın mutluluğuyla dönebilirsiniz.

'Brain Salad Surgery', progresif rock müziğin ulaşabileceği en tepe noktalarından birisi. Bu en tepe nokta betimlemem sadece ELP albümleri için değil, bir çok progresif rock grubunun da içine dahil olduğu genel bir tanımlama.

Yazının başında da belirttim. Her alkol içişimde, kafayı bulduktan sonra dinlediğim 3-5 albümden biri Diğer albümler ise, Magma'dan 'Mëkanïk Dëstruktïẁ Kömmandöh' (evet, kopyaladım), YES'den 'Tales from Topographic Oceans', Gentle Giant grubundan ise 'Acquiring the Taste'. Herhangi bir sıralama yok aralarında ama her  alkolü bitirdiğimde yatakta mutlu ve huzurlu bir şekilde uyuyorum.

1. Jerusalem (2.44)
2. Toccata (7.23)
3. Still... You Turn Me On (2.53)
4. Benny The Bouncer (2.21)
5. Karn Evil 9
a. 1. Impression (Part 1) (8.44)
b. 1. Impression (Part 2) (4.47)
c. 2. Impression (7.07)
d. 3. Impression (9.03)

Greg Lake / Vokal, Bas Gitar, Akustik Gitar, Elektrik gitar, 12 Telli Gitar, Prodüktör
Keith Emerson / Hammond Org, Piyano, Akordiyon, Modula Moog IIIc,  Mini Moog, Bir çok değişik markalı Moog, Sesler
Carl Palmer / Davul, Perküsyon, Gong, Çanlar, Perküsyon Synth (ses düzenleyicisi)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.