18 Mart 2017 Cumartesi

Mike Oldfield - Tubular Bells - 1973




Bazı müzikler vardır zamanının ötesine geçen. Zamanın dışındadır bu tarz albümler. Hangi yılda yapıldığının da hiç bir önemi yoktur. Bu albümler genelde bir kategoriye sokulamazlar.


'Tubular Bells' de bu tarz albümleri en güzel örneklerden birisidir. Tıpkı Pink Floyd'un 'Dark Side Of The Moon', Yes'in 'Tales From Topographic Oceans' ve ELP'nin 'Brain Salad Surgery' albümleri gibi.

İlginçtir, örnek verdiğim üç albümde aynı yılda yayınlanmış. 1973.

Böyle zamanın dışına çıkan albümler olunca, müzisyenlerde müziğin içinde önemli bir yer tutuyor. Nasıl ki, ELP deyince akla ilk Keith Emerson, Yes deyince Rick Wakeman geliyorsa, 'Tubular Bells' albümü de deyince benim için son 50 yılın en önemli müzisyenlerinden Mike Oldfield geliyor.

Mike Oldfield, albümü 19 yaşında iken hazırlıyor. Evet, albümde duyacağınız enstrümanların büyük çoğunluğunu kendisi çalıyor. Çeşitli gitarlar, mandolin, org, perküsyon gibi her biri birbirinden ayrı yetenek isteyen enstrümanları Mike Oldfield 19 yaşında iken çalıyor ve 20 yaşında iken albüm piyasaya çıkıyor. Sonrasında korku gerilim filmlerinin efsanelerinden olan 'Exorcist''in müziklerinde kullanılıyor. Zaten albüm başladığında çalan müziği anımsamaya başlıyorsunuz.

Mike oldfield, hemen hemen bütün enstrümanları çalarak albüme koyuyor ama konserlerde yanına döneminin en kaliteli müzisyenlerini alıyor. Albümden bir kaç yıl sonra ki konserlerinde çalanlardan bir tanesi Gong'un gitaristlerinden Steve Hillage. Kadro o kadar kalabalık ki, hangi müzisyen nerede gitar çalıyor, nerede piyano yada başka bir enstrüman çalıyor belli değil. Albüm gibi 'Tubuler Bells' konserleri de müzik şöleni halinde.

'Tubular Bells' albümü de, içinde rock, elektronik, klasik, avantgard, senfonik, folk sesleriyle ortaçağ müziklerini barındıran iki parçadan oluşuyor. İlk parça 'Tubular Bells 1', ikincisine göre daha hareketli. Synth'in varlığı parçanın başından sonuna kadar devam ediyor. Vurmalı çalgıların (ve ziller) çeşitliliğinin üzerine akustik, elektrik gitarlar ve mandolin'in sıkmadan kısa kısa çalınıyor. Mandolin'i dinlerken aklıma Arany Zoltan'ın ortaçağ müziklerini hatırlatıyor.

İkinci bölüm 'Tubular Bells 2 ' ise yine aynı synth'in üzerine inşa edilmiş. Yalnız bu kez ilk parçada olduğu ki gitarlar'ın yerini piyano ve org'lar alıyor. Mandolin ve akustik gitarlar nasıl ortaçağ folk ezgilerini anımsatıyorsa ilk parçada, ikinci bölümde bu işi org'lar ve piyano hallediyor. İkinci bölüm çok daha yavaş akıyor. Parça ve albümün sonu bayram müziği havasıyla sona eriyor.

Progresif rock albümleri arasında en çok müzik türünü barındıran bir kaç albümden birisi olan 'Tubular Bells', duymamış olmak büyük bir kayıp.

1. Tubular Bells 1 (25.00)
2. Tubular Bells 2 (23.50)

Süre : 48.50

Mike Oldfield / Grand Piyano, Org, Glockenspiel, Flageolet, Mandolin, Bas, Akustik, Elektrik Gitar, İspanyol Gitar, Perküsyon, Tubular Bells, Prodüktör

Konuklar
John Field / Flüt
Lindsay Cooper / Teller
Steve Broughton / Davul
Mundy Ellis / Koro
Sally Oldfield / Koro
Nasal Koro, Manor Koro
Vivian Stanshall / Sesler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder